dustypoett's Reading List
3 stories
Suç ve Ceza by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 183,762
  • WpVote
    Votes 4,303
  • WpPart
    Parts 41
Yoksulluktan öğrenimine devam edemeyen üniversite öğrencisi Raskolnikov, toplumun yararı için kuralların ve kanunların yok sayılabileceği düşüncesiyle, toplum içinde bir parazit, bir "bit" olarak saydığı tefeci kadını öldürür. Toplumu bir parazitten kurtarmak adına böyle bir olaya cesaret ettiğine kendisini inandırmaya çalışsa da vicdanının rahatsız edici sesinden bir türlü kurtulamaz. Bu cinayet ve kahramanın yaşadığı vicdan azabı çevresinde "suç" ve "ceza" kavramlarının derinlemesine tartışıldığı bu romanda; Raskolnikov'un ikilemleri ve iç çatışmalarından yola çıkarak insanoğlunun toplumsal, ahlaki ve dini değerleri de sorgulanır. Aynı sorgulamayı kendi içerisinde de farkında olmadan yapmaya başlayan okur, Raskolnikov üzerinden yaşamını, düşüncelerini ve sahip olduğu değerleri irdelemeye başlar. Suç ve Ceza Dostoyevski'nin Sibirya'daki cezaevinden döndükten sonra yazdığı, olgunluk döneminin ilk büyük romanıdır. "Suç ve Ceza'yı okuduktan sonra ilk kez yeteneğim hakkında bir kuşku duydum. Ciddi olarak bu işten vazgeçme ihtimali ölçüp tarttım." -Albert Camus- Yazar: Dostoyevski Çevirmen: Mazlum BEYHAN Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları İlk baskı yılı: 2011
「 ❝ーphilophobia 》pjm + jjk❞ 」 by JiKookizm
JiKookizm
  • WpView
    Reads 93,379
  • WpVote
    Votes 10,250
  • WpPart
    Parts 23
❝Herhangi birine, aşk, hoşlanma, beğeni yönünden duygular beslemeye korkan, her duruma, herkese şüphe ile yaklaşan ve kendini birine kaptırmayı engelleyen birey bozukluğuna "philophobia" denir.❞ -ℕ
ASLANAĞZI by MmeCha
MmeCha
  • WpView
    Reads 2,871,235
  • WpVote
    Votes 143,107
  • WpPart
    Parts 73
Wattys 2019 Yeni Yetişkin kategorisi kazananı Dünyanın tüm yükünü bile isteye omuzlanmış bir adam, aşkı birinci elden yaşamayı reddeden bir kızla tanıştığında; hayatları bir daha asla eskisi gibi olmayacaktı. *** Daha önce, hayal kırıklıklarımın ölüme sebebiyet verebilecek kadar ağır yaralanmalara yol açabileceğini hiç aklımdan geçirmemiştim. Ben düşerdim, hiç sızlanmadan dizlerime kendim üfler, üzerimdeki tozu silker, başım eskisinden daha dik yoluma devam ederdim. Ama atladığım bir nokta vardı. İnsan beyni pimpirikli bir ev hanımı gibiydi. Çekmecelerine sadece yıkanmış, ütülenmiş, mis gibi kokan anıları yerleştirirdi. Kötü anılar, odanın en karanlık ve gözden en uzak köşesinde çürürken kesif bir koku yayardı etrafa. Tam da şimdi anlıyordum. Gözlerinin rengi tanıdıktı. Gözlerinden geçen duygu şeridindeyse daha önce şahit olmadığım bir şeyler vardı. Ve ben bugün, burada, seneler önce yanlış kaynayan kemiğimi düzeltebilmek adına aynı yerden, yeniden kıracaktım. *** Hikayenin Başlangıç Tarihi: 23.06.2017 Hikayenin tüm hakları saklıdır ve copyrighted.com tarafından korunmaktadır.