1qSilaa adlı kullanıcının Okuma Listesi
52 stories
SEDNA by authsevvy
authsevvy
  • WpView
    Reads 1,229,416
  • WpVote
    Votes 78,399
  • WpPart
    Parts 69
Ben bir katil, ben bir maktul ve ben o kanlı olay yeriyim. Sense bu hikayenin en masumusun. Kendini buna inandır. Ve unutma; kendini inandırmazsan kimseyi inandıramazsın. ♜ ❝Tarih tekerrür eder, hem de en kanlı haliyle.❞
Lafügüzaf  by selinelizben
selinelizben
  • WpView
    Reads 986,817
  • WpVote
    Votes 36,154
  • WpPart
    Parts 46
Aşk suçtu. Senin olmayan birisi için beslediğin duygular bir cellat gibi dikilirdi karşına. Sonra kollarına iki asker girerdi, o askerler başını bir kütüğün üstüne bastırırken boynuna inecek baltayı büyük bir sabırla beklerdi insan beklerdi ki, cellat alacak onun kellesini. Ama o balta inmeden önce, dururdu zaman. Sabır kanatırdı insanın her bir zerresini, bir işkenceden farksız akardı saniyeler, bir sudan sessiz, bir dalgadan daha hırçın. Aşk cellattı, ve o balta aşkın ellerinden inerdi insanın boynuna. Sevda cehennemdi, seni sevemeyen birinin aşkı ateşdi. Kendi kalbini yakan, kendi kanını akıtan bir kılıçtı. İnsan nasıl saplardı kendi sırtına bıçağı? İnsan ancak aşık olsa ihanet ederdi kendisine. Aşk ihanetdi, aşk en büyük oyun ve insanın kendine yaptığı ihanetdi. O Yavuz Payidar'dı, kendine en büyük ihaneti yapmış sırtına bir bıçak saplamış, boynunu bir cellatın önüne uzatmıştı. O Payidar'dı, sevdalanmıştı. Ve sevda, onun ihanetiydi. (Kitapta smut içerik yoktur. Yetişkin içerikli olması küfürlü sahneler ve küçük yakınlaşmalar içerdiği içindir.)
SİYAH ATEŞ by EzgiKrtkn
EzgiKrtkn
  • WpView
    Reads 2,540,794
  • WpVote
    Votes 79,035
  • WpPart
    Parts 36
Bir ateş yanarken o ateşe kendi ayaklarınızla yürüdüğünüzde kimi suçlayabilirsiniz? Ateşi mi? Onu yakanı mı? Kendinizi mi? Yoksa o ateşin sizi yakacak güce sahip oluşunu mu? Kimi suçlayacağımı bilmiyordum. Tek bildiğim yandığım bu ateşe kendi ayaklarımla yürüdüğümdü. Şimdi cayır cayır yanıyordum ama beni öldüren şey ateş olmayacaktı. Beni öldüren, yandığım bu ateşin karanlığıydı. Siyahtı o. Siyah bir ateşti. Yanıyordu, yakıyordu ama aydınlatmıyordu. Zifiri karanlıkta yanıyordum. Her şey için çok geçti. Bu adam benim sonumdu ve ben, beni yakan bu siyah ateşe çoktan teslim olmuştum. 🌙 "Korkuyor musun?" diye sordu sesini yumuşatarak. "Evet," dedim düşünmeden. "Evet, çok korkuyorum." "Gözlerini kapatırsan korkarsın," dedi omzuma astığı ceketi sıkıca tutup kollarını bana sardığında. İrkildim ama korkmadım. Aksine bu yabancının dokunuşu bana kendimi güvende hissettirmişti. Bu his ise beni afallatmıştı. "Gözlerini kapattığın sürece her zaman karanlıkta olduğunu düşüneceksin. Her şeyi siyah göreceksin. Gürültüyle yanan, etrafı aydınlatan bir ateşi bile." Dudaklarımı ıslatıp söylediklerini düşündüm. "Burada bir ateş yok. Burası karanlık. Baksana, tavandan sızan ay ışığı dışında etrafı aydınlatan hiçbir şey yok!" "Sen varsın," dedi nefesi boynuma dökülürken. "Sen aydınlatıyorsun." KİTAPTAKİ KİŞİ, KURUM VE KURULUŞLAR TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ, KURUM VE KURULUŞLARLA ALAKASI YOKTUR. YETİŞKİN OKURLAR İÇİN UYGUNDUR.
KAN ÇİÇEĞİ(berdel) by nazsimaaa
nazsimaaa
  • WpView
    Reads 6,861
  • WpVote
    Votes 472
  • WpPart
    Parts 9
"Bir yanda dökülen kanın hesabı, öte yanda hiç hesapta olmayan bir aşk..."Midyat'ın taş duvarları arasında, iki aile arasındaki kan davası tek bir şartla mühürlenir: Bir kız verilecek, bir canın diyeti ödenecektir. Ancak feda edilen, ailenin "akıllı" kızı Asude değil; babasının "bir işe yaramaz, daha çocuk" diyerek gözden çıkardığı Meral olur.Meral, çocuksu masumiyeti ve kumral bukleleriyle bir cehennemin ortasına düşerken; Kadir, abisinin katilinin kızına bakarken nefretle yanıp tutuşmaktadır. O, bu evliliği bir hapis, Meral'i ise bir esir olarak görmeye yeminlidir. Fakat o ilk karşılaşmada, terastan aşağı baktığında gördüğü o ürkek gözler, Kadir'in buzdan kalbinde hiç beklemediği bir çatlağa yol açar.Nefretle başlayan bu hikaye, intikamın mı yoksa kalbin mi sesini dinleyecek? Bir bedel olarak alınan "küçük gelin", koca bir aşiretin diz çöktüğü kadına dönüşebilecek mi?
ESİR by gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    Reads 11,005,665
  • WpVote
    Votes 518,834
  • WpPart
    Parts 69
"Öldürün o zaman." Duyduğum sert ve soğuk sesle irkildim. Sanki normal bir şeymiş söylüyormuş gibi bir çırpıda söylemişti. Bunların bana yardım etmelerini beklerken daha tehlikeli çıkmışlardı. Ölüm emri verilen adama bakıp vicdanımın sesine engel olarak usulca geldiğim yoldan geri döndüm. Yanlarından birkaç metre uzaklaşmışken bir silah sesi duydum. Bağırmamak için kendimi tutarak korku dolu gözlerimi adamlara çevirdim. Az önce ölüm emri verilen adam başından akan kanla yerde cansız bir şekilde yatıyordu. Diğerleri de başında hâlâ bir şeyler konuşmaya devam ediyorlardı. Yerdeki ölü adama bakıp kaldım. Hiç acımadan, bir saniye bile düşünmeden öldürmüşlerdi adamı. "Sen de kimsin?" Birinin beni fark etmesiyle hepsi bir anda bana döndü ama ben sadece az önce ölüm emrini veren adamın soğuk gözlerine baktım. "Ben şey..." Sustum. Söyleyecek bir şey bulamadım. Karanlıktan dolayı yüzlerini net olarak göremedim. "Sen ne?" dedi, bana doğru bir adım attı. Eş zamanlı olarak geri gittim. Bir saniye olsun bakışlarını benden çekmezken yutkundum. "Ben hiçbir şey görmedim." Tek kaşı kalktı. "Bizi mi izliyordun?" Korkuyla birkaç adım daha geri gittim. "Öyle bir amacım yoktu." Yine bana doğru bir adım attı. Korkudan tüm bedenim titremeye başladı. "Ne amacın vardı?" Cevap vermek istedim ama söyleyecek bir şey bulamadım. Tek istediğim şey şu an buradan kaçıp gitmek. Gözlerim adamın elindeki silaha kaydı. Bu daha çok korkmama neden olurken daha fazla durmanın bana bir faydası olmayacağına kanaat getirdim ve koşarak yanlarından uzaklaştım. "Yakalayın şunu!" Arkamdan bağırdı. Bunu duymak daha hırslı bir şekilde koşmama neden oldu. Resmen başımdaki bela birken iki olmuştu. Koskoca ormanda bir mafyadan kaçarken bir başkasının kucağına düşmüştüm.
KURU KARANFİL by elomelo11
elomelo11
  • WpView
    Reads 62,305
  • WpVote
    Votes 2,893
  • WpPart
    Parts 30
"Üzülme," dedi buzdan farksız sesiyle. Dudaklarımın arasından bir hıçkırık savruldu. "Canın sağolsun," gözlerini bana çevirmiyordu. Gözlerinde daha önce hiç şahit olmadığım bir yangın vardı ve bu yangının müsebbibi bendim. Tam evden çıkacakken son kez yüzüme baktı. "Ben seni sevdim Niran. Sana bir de bu acıyı yaşatamazdım, ben sana bunu yapmayacaktım." Yutkunmaya çalıştı fakat yutkunamıyor gibiydi. "Ben," dedi. "Ben sana kıyamazdım." "Özür dilerim," Diye fısıldadım ama o beni duymadı. Başını yere eğdi, gözlerime bakmadı. Her zaman dediği olmuştu, ben onun cehennemi olmuştum. "Gelen senden gelsin Niran Akçabey," Akçabey dedi, daha çok ağladım. "Senden gelen başım gözüm üstüne." Sırtını son kez bana döndü. "Ama sakın unutma," dedi bana bakmadan. "Sırta bıçak saplandı, asıl hikaye şimdi yazılmaya başladı." Arhan Miraz Karasoy bu gece sevdiği kadın tarafından sırtından bıçaklandı; yükü Arhan'ın avuçlarında çaresizlik, Niran'ın omzunda kambur oldu. - "Yalvarırım söyle Niran, adın bile cehennem demekken," dedi beni yakmak ister gibi. "Sen, benim bu dünyadaki cehennemimken; neden hala senden gidemiyorum?" Kuru Karanfil 🕊️ Elvan Naz. 'Kuru Karanfil' adında ilk kurgudur.
TOZLU SAYFALAR by meryyemkilicer
meryyemkilicer
  • WpView
    Reads 370,436
  • WpVote
    Votes 265
  • WpPart
    Parts 1
Kitapların arasında kaybolmak, Firuze için bir kaçıştı. Düzenli raflar, sararmış sayfalar ve eski ciltlerin kokusu... Hepsi dış dünyanın gürültüsünü susturuyordu. Sessizlik alışkanlıktı onun için. Güvenli, tanıdık, kimsenin karışmadığı bir dünya. Ta ki, bir mesaj yanlış kişiye gidene kadar. Ve o kişi, kitapların aksine sessiz değildi. Tahir'in hayatı; gece kadar karanlık, kuralsız ve tehlikeyle örülmüştü. Bir kitap listesiyle başlayan bu tesadüf tanışma, ikisinin de kaderini yavaş yavaş silmeye başladı. Tozlu sayfalar açıldıkça, geçmişin karanlığı satır aralarına sızacaktı.
SANA DÖNENE KADAR  by Luliyvell
Luliyvell
  • WpView
    Reads 222,340
  • WpVote
    Votes 11,017
  • WpPart
    Parts 15
Bazı yaralar tende değil, kalpte açılır. Bazen bir kurşun değil, bir bakış vurur insanı. Alatlı Timi'nin Komutanı, Yüzbaşı Karven Yaman Savran. Nam-ı diğer: Kıyamet Çünkü Karven, dokunduğu her hayatın sonunu yazan adamdı. Düşmanları ülkenin dört bir yanında timini ve Karven'in izini sürüyor, onları tamamen yok etmek istiyordu. Büyük bir operasyon gecesi vurulur ve ölümle yaşam arasında gözlerini kapattığında geride bıraktığı tek şey yarım kalmış bir görevdi. Bilinci yerine geldiğindeyse kendini karanlık bir odada, bir kadının bakışları altında buldu. O an fark etmedi; fakat kaderlerinin yönü çoktan değişmişti. Pusulanın iki ucu artık onları gösteriyordu, bir daha değişmemek üzere. Liva, doktorluk yeminine sadık kalmaya çalışan, yeni mezun bir doktordu. Hayatı sakin bir yolda ilerliyordu; ta ki Karven'e kadar. Yıllar sonra komutanı olacak adamı defalarca ölümden çekip aldı ve kaderlerini birbirine bağladı. Bilmeden, ülkenin en tehlikeli timinin kaderine adını yazdı. Bilmeden, Karven'in kalbindeki ilk çatlak oldu. Karven için Liva bir zaaf haline gelmişti. Ama bazı zaaflar insanı zayıflatmaz; güçlendirirdi. Düşmanları artık yalnızca Karven'i değil, Liva'yı da hedef alıyordu. Ve Karven ilk kez bir görevle değil, bir kadınla sınanıyordu. Liva, başına geleceklerden habersiz Alatlı Timi'ne katıldığında aslında bir birliğe değil, geri dönüşü olmayan bir savaşın içine adım attı. Karven ise onu korumak için gerçeği sakladı; çünkü bazen en büyük ihanet, sevdiğini korumak için susmaktır. Karven ilk defa bir kurşunla değil, bir bakışla vurulmuştu. O bakış, hiçbir zaman teninden ve aklından çıkamayacak kadar derine saplandı. Bu, kurşunların değil; kalplerin hedef alındığı bir savaşın adıydı. Ve bu hikâye, bir adamın en karanlık hâliyle bir kadına doğru yol alışının hikâyesiydi... O, SANA D
MORTEM by adelamarenn
adelamarenn
  • WpView
    Reads 419,804
  • WpVote
    Votes 19,916
  • WpPart
    Parts 26
Başparmağı avucumdaki ince yaraların üzerinde dolaştı. Tırnaklarımla kendime açtığım izlerin üzerinden geçti. Soluğum kesildi. Yaralar yanmadı, ama içimde bir şeyler alev aldı. "Bırak." dedim, sesimden nefret akıyordu. Bırakmadı.
KANLI HARBİYE  by Voctevya
Voctevya
  • WpView
    Reads 491,612
  • WpVote
    Votes 9,043
  • WpPart
    Parts 5
❝ Kanla açılan bir hikayenin sayfaları, daha çok kanla yazılmaya mahkumdur. Çünkü kan başladıysa, sonuna kadar akar. ❞ Bir gece belirsiz kişiler tarafından ülke devlet adamlarına yönelik yapılan vahşi katliam sonucu ülke geri dönülmez büyük bir uçuruma sürüklenip kendi içinde parçalara ayrılır. Ve bu bütün dengeleri altüst eder. Çünkü ülkenin her bir bölünmüş bölgesi farklı federallerin hakimiyeti altına girmeye başlamış ve artık böylelikle de başa geçen her federal kendi düzenini, kendi kurallarını, istekleri doğrultusunda şekillendirmeye başlamıştır. Kimi federal halkına özgürlüğü, eşitliği ve rahatlığı sunarken, kimisi acımasız diktatörlüğü ile halkını anarşi içinde kaybeder. Bölgelerinde yaşayan insanlar ise bu hiyerarşik sisteme ayak uydurmaktan başka çareleri yoktur. İşte herkese dayatılan bu korkunç düzene başkaldıran ve değiştirmeye çalışan Ülke Başkanın tanınan kızı Avukat Pera A. Dorokva ve bu yolda onu araştırıp, yanlarına sızmak için gizli görevlendirilen Matov askeri yüzbaşı Harpkan Davis. İkisininde hiç kolay hayatları olmayacaktı. "KANLI HARBİYE"