Değerliler'im
3 stories
TUTKUNUN TANRISI by Limaei
Limaei
  • WpView
    Reads 1,764,964
  • WpVote
    Votes 133,342
  • WpPart
    Parts 81
KİTAP OLDU. "Yani sen bir tanrısın?" diye sordum alayla. Adamın kızıla çalan gözlerinden bir karaltı geçerken, "Gülmeye devam et küçük kız." diye fısıldadı. Aramızda bıraktığı mesafeyi iyice azalttığında nefes almam gittikçe güçleşiyordu. "Eline düşebileceğin en tehlikeli tanrının eline düştün." Tek kaşımı havaya kaldırıp çenemi havaya diktim. Ona meydan okuyabilirdim. Sonuçta şizofren olup aklımı kaçırmıştım. Karşımdaki muhteşem beden kaçık zihnimin uydurmalarından biriydi. Bir tanrı olamazdı. En fazla bir büyücü falandı. "Ya..." diye mırıldandım. "Kimin elinde olduğumu öğrenebilir miyim artık?" Adam beni ürpertecek bir şekilde gülerken bembeyaz, güzelce sıralanmış iri dişleri gözüktü. "Uslu kız," diye mırladı. "Kibar olmayı öğrenmişsin." Kafasını bana iyice yaklaştırdı. Gözlerinin içindeki kanla yıkanmış kızıl nehir fokurdadı. "Heves, ihtiras, tutku..." Dilini sivri köpek dişlerinin üzerinde dolaştırırken gözleri kısıldı. "Şehvetin tanrısı." ❝Alev alev yanmak normalde bizi öldürür. Bu kadar tutkuyla birlikte kazanan biziz.❞ • Tür: Genç Yetişkin- Fantastik • Kitapta geçen mitoloji kitaba özel oluşturulmuştur. Ayrıntılı tanıtım için Tanıtım bölümüne bakabilirsiniz! Başlangıç: 05.09.2018 Tüm Hakları Saklıdır. ÇALINTI, ESİNLENME GİBİ DURUMLARDA UYARI OLMAKSIZIN YASAL İŞLEMLERE BAŞVURULACAKTIR.
Satranç by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 62,651
  • WpVote
    Votes 2,030
  • WpPart
    Parts 7
Satranç, Zweig'ın psikolojik birikimini bütünüyle devreye soktuğu bir öyküdür ve bu öykünün baş kişileri, tamamen yazarın biyografilerinde ele aldığı kişileri işleyiş biçimiyle sergilenmiştir. Zweig ölümünden hemen önce tamamladığı birkaç düzyazı metinden biri olan Satranç'ı kaleme aldığı sırada, karısı Lotte Zweig ile birlikte göç ettiği Brezilya'da yaşamaktaydı. Satranç'ta da, olay yeri olarak New York'dan Buenos Aires'e gitmekte olan bir yolcu gemisini seçmiştir. Bu gemide tamamen rastlantı sonucu karşılaşan üç kişi: yeni dünya satranç şampiyonu Mirko Czentovic, sıradan bir satranç oyuncusu olan anlatıcı ve bir zamanlar çok usta bir satranç oyuncusu olan, ama hayli zamandır satrançtan uzak kalmış bulunan Dr. B., öykünün aktörleridir.
kavin | texting  by hayaliris_
hayaliris_
  • WpView
    Reads 1,583,619
  • WpVote
    Votes 87,157
  • WpPart
    Parts 52
Siyah deri koltuğa oturdum, ellerimi dizlerimin üstüne koyup ona baktım. Dövme yaptırıyordu. Omzuna Rusça bir yazı kazdırıyordu. Yazının anlamını bilmiyordum. Deli gibi merak ediyordum ne yazdırdığını. Dövmeci - yani Yüsra - dövmeyi yaparken "Sence aşk nedir?" diye sordu, ona. "Yaşam," diye yanıt verdi uzandığı yerden. İkisi arasındaki konuşmayı dinlemeye başladım. Yüsra "Âşıkken yaşadığını mı hissediyorsun?" diye sordu. Yüsra'ya bakıp bir şey söylemedi. Umursamaz bir tavırla Yüsra'ya bakmaya devam etti. "Aşkın hayatın olduğunu mu söylüyorsun?" diye sordu bu kez. Dövme canını acıtmış olacak ki gözlerini yumdu. "Hayatımda büyük bir yeri olduğunu söylüyorum," diye kaçamak bir cevap verdi. Yüsra sırıtarak "Bunu zaten biliyorum," dedi. "Hislerini belli etmekten mi korkuyorsun?" Yüsra'nın imalı tavrını anlayamasam da ikisini dinlemeye devam etti. "Ben hiçbir şeyden korkmam." "Bu iddialı olmadı mı?" "Bence olmadı." "Neden bu konuyu konuşuyorsunuz? Hiçbir şey anlamadım," dedim bakışlarını ikisinde gezdirerek. "Boş ver," dedi gözlerini açarak. "Yüsra'nın saçma sapan soruları işte." Yüsra "Kesin öyledir," diye mırıldanıp aleti onun omzundan çekti. "Dövmen bitti. Hayırlı olsun." Ayağa kalkıp ona yaklaştım. Önünde durup omzuna yazdırdığı dövmeye baktım. "Ne yazıyor orada?" Anlamını söylemekte kararsızmış gibi bana baktı. İlk önce yüzümü inceledi, sonra Yüsra'ya kaçamak bir bakış attı. Ardından tekrardan gözlerimizi buluşturdu. Bakışlarında farklı bir ifade oluştu. Dudakları aralandı. "Kavin." Dudaklarım aralandı. Şaşırarak ona baktım. Kavin, benim adımdı. ~