efhdcbec adlı kullanıcının Okuma Listesi
21 stories
KASATURA | Yarası Keskin by Draculessa
Draculessa
  • WpView
    Reads 1,797,371
  • WpVote
    Votes 74,100
  • WpPart
    Parts 38
Zergül, doğuştan topal bir kızdır. Hizmetçilik yaptığı evin lideri Kılıç Şahbazoğlu ile çocuk doğurmaya dayalı anlaşmalı bir evlilik yapar. Birbirlerinden nefret eden iki kalp fakat bir o kadar tutkuyla sarmalanan iki bedenin hikayesi.
GECENİN ZEHRİ by adoranightt
adoranightt
  • WpView
    Reads 1,154,370
  • WpVote
    Votes 44,371
  • WpPart
    Parts 52
*DÜZENLENECEK* Rahatsız olacaklar için, bolca argo kelimeler, madde, şiddet +18 ögeler vardır. Duyar kasacaksanız veya toksik watty girls iseniz engelleyip geçin. WATTPAD PLATFORMUNDA "GECENİN ZEHRİ" ADLI İLK VE TEK KİTAPTIR!!!!
BİR NERGİS TUFANI | TEFECİ (KİTAP OLDU) by ceylinpetrikor
ceylinpetrikor
  • WpView
    Reads 3,316,064
  • WpVote
    Votes 171,955
  • WpPart
    Parts 45
"Tefeciden para alıp kaçarsam ne olur?" "Seni bulur." ⛓️ Gerilim, korku ve şiddet içerir. Yetişkinlere yöneliktir. Her hakkı saklı tutulmaktadır. Benzerlik ya da çalıntı durumunda saklı tutulan tüm haklar kullanılacaktır.
Çam Ağaçları by kronokalem
kronokalem
  • WpView
    Reads 135,232
  • WpVote
    Votes 9,690
  • WpPart
    Parts 19
Baran, annesinin isteğiyle hiç tanımadığı bir kızla evlenip ertesi sabah göreve giden bir asker. Ayperi ise dağın başındaki eski bir evde, kimsesizliğe alışmış genç bir kız. Birbirlerini neredeyse hiç tanımadan aynı hayatın içine bırakılıyorlar. Üç yıl boyunca Baran geri dönmüyor. Ayperi bekliyor. Mektuplar yazıyor. Ama hiçbirine cevap gelmiyor. Bu, sevmeden yapılan bir evliliğin zamanla yaraya, yaradan da bambaşka bir şeye dönüşmesinin hikâyesi. Sessiz bir adamla kalbi incinmiş bir kızın, geç kalmış duyguların ve kaçamayacakları kaderin hikâyesi. (Hikaye Karadeniz'de geçmektedir.)
HAYATINI ÇAL (Mafya Kurgusu) by pembehayaller3
pembehayaller3
  • WpView
    Reads 47,411
  • WpVote
    Votes 4,244
  • WpPart
    Parts 40
Okuduğum şeye inanamadım. Bu bir şaka olmalıydı. Değil mi? Gerçek olamazdı. Şu an bunu yaşıyor olamazdım. Korkuyla Dağhan'a baktım. Bizzat onda da aynı korkuyu gördüm. En büyük korkumla yüzleştim. Gerçekti. Öğrenmişti. Yolun sonu gelmişti. Şimdi ne yapacaktım? Buradan nasıl kurtulacaktım? Cevap bulamadım. Nefes almakta zorlandım. Sanki bir el boğazıma yapışmış gibi hissettim. Bir de bu yetmiyormuş gibi istemsizce titredim. Bu sırada kapının açılış sesini duydum. Bir el omzuma uzandı. "Seninki geliyor tatlım." dedi. Seslerin ardı arkası kesilmedi. "Ama bu ne hâl? Sanki ters tarafından kalkmış gibi..." "Ne oldu? Neden bu kadar sinirli?" "Buraya doğru geliyor." Ona bakmaya cesaret edemedim. Göreceğim tepkiden çekindim. Gözlerimi yere diktim. Ayak sesleri git gide yaklaşırken önümde durduğunu hissettim. İşte gelmişti. Sonum gelmişti. "Şirin..." Bu ismi ilk kez ondan bu kadar sert duydum. Zorlukla ona baktım. O koyuluklara baktıkça bugüne kadar görmediğim öfkeyi gördüm. Bu bakışı canımı yaktı. "K-Kuzey..." Dudakları hafifçe yukarı kıvrıldı. Sinir dolu bir kahkaha attı. "Şirin... Adın buydu değil mi? Yoksa sana Derin mi demeliyim karıcığım?" Etraftan şaşkınlık nidaları duyulurken konuşmaya devam etti. "Kimsin sen? Benimle evlenen masum Şirin mi? Yoksa masum bir hayata konup her şeyi planlayan Derin mi? Kimsin sen karıcığım? Kaç hayatın var? Kaç kişiliğin var?" Ne kadar dayanmaya çalışsam da gözlerim doldu. Bile bile çıktığım yolda o an gelmişti. Sonum gelmişti. Ben bitmiştim. (Hikâyenin tüm hakları saklıdır. Kopyalanması ve çalınması durumunda hukuki işlem uygulanacaktır.)
Kaknüs by Kaktustugce
Kaktustugce
  • WpView
    Reads 49,621
  • WpVote
    Votes 5,558
  • WpPart
    Parts 29
Tarihî ve askerî bir kurgudur.. Tamamen kurgusaldır, herhangi bir kurum veya kuruluşla ilgisi yoktur! Gözlerim Baybars'ın gözleriyle buluştuğunda onun gözlerinde yanan öfkenin ateşini gördüm. Yüzü ne kadar ifadesiz olsa da gözlerine yansıyan duygularını görebiliyordum. Gözlerimi kapatıp sakinleşmek için derin nefesler almak istiyordum ancak birkaç dakikalığına bile olsa Baybars'ı göremeyecek olma düşüncesi beni daha da endişelendirdi. Giderse ölürüm düşüncesi sinsi bir yılan gibi zihnimin kıvrımlarında dolaşmaya başlamıştı bile. Hayatım için beklentiye girdiğim kişinin Baybars olması ise tamamen hayatın bana oynadığı tatsız bir şakadan ibaretti. Kaçtığım şeylerin ayağıma dolanmak gibi bir huyu vardı, nedense. Adamın havada asılı kalan kelimelerine karşılık boğazıma daha sıkı bastırılan bıçakla yüzümü buruşturdum. Son iki gündür vücudum yeterince hırpalanmıştı. Fiziksel acılar konusunda tecrübesiz ve bir o kadar da dayanıksız olan vücudum için bu iki günde yaşadıklarım bile fazlaydı. "Acı çekerek ölmek istemiyorsan kızı bırak." Sesi, duruşu kadar sakindi. Vücudunun bir parçasıymış gibi rahatça kavradığı kılıcı hemen sağındaydı. Duruşu ise nasıl tarif edebilirdim ki? Dümdüzdü. Öylece bir duvar gibi duruyordu. Aşılması mümkün olmayan bir duvar gibi...
FİRUZE by _Mehsa_
_Mehsa_
  • WpView
    Reads 444,960
  • WpVote
    Votes 22,344
  • WpPart
    Parts 17
𓇚𓇚𓇚 "Kaçma!" dedi Ezra yakarır gibi. " Bir kere de beni yakma, iki gözüm." Firuze kolunu kurtarmaya çalıştı. İzin vermedi Ezra. "Gitmem lazım." dedi Firuze titreyen bir sesle. Oysa sert çıkarmaya çalışmıştı sesini ama artık olmuyordu. Yıkılmıştı tüm duvarları, tutamıyordu bu enkazı. Bir kez daha gitmeye çalışınca Ezra'daki bütün ipler koptu. Şu Midyat hep sessizliğine mahkumdu ya! Sevdasını haykırınca göğe şimşekler çaktı sanki yer yüzünde. "Kahrolmayasıca! "dedi onu kollarına alarak. Bir kolu Firuze'nin ince belini sardı. Boşta kalan ise güzel gözlerini kaçırmasın diye Firuze'nin yüzünü kavradı. Bir kere daha isyanını haykırdı ona. "Kahrolmayasıca! Ben daha sana nasıl anlatayım seni sevdiğimi! " Firuze onun kollarında sarsıla sarsıla ağlamaya başladı ama Ezra bunu bile görmüyordu. "Senin sevdanı demire söyledim, boynunu büktü. Taşa fısıldadım, yükümden dağıldı. Şu dağa bağırsam yıkılır ama bir sen anlamadın Firuze!" Bir kere daha sarstı onu. Dudakları arasında sadece Firuze'nin göz yaşları, Ezra'nın ise haykırışları kadar bir mesafe vardı. Aşılsaydı bu uçurum, sönerdi belki bu hasret ama bir nefeslik bu mesafe kaybolmuş yıllar kadar uzundu işte. "Keşke kör kalsaydım!" dedi ona doğru." Keşke kör kalsaydım da senle kör olmasaydı şu gönlüm!" Firuze'nin gözlerine değdi gözleri. Ağladığını fark etti. O da yıkıldı karşısında. Saman alevi yandı sarı renginde. Söndü Firuze'nin kara gözlerinde. "Neden?" dedi yıllardır dilinin ucunda tuttuğu, boğazına düğüm ettiği soruyu sonunda sorarak. "Neden kaçıyorsun benden?" 𓇚𓇚𓇚 19.09
Bana Gel by sevmekbuyuksuc
sevmekbuyuksuc
  • WpView
    Reads 191,699
  • WpVote
    Votes 2,462
  • WpPart
    Parts 7
Küçükken büyüdüğümü hayal ederdim, hayallerim diğer çocukların hayallerinden farklıydı. Benim tek hayalim vardı. Kaçmak. Kaçtım. Ayakları üzerinde duran güçlü bir kadın olmuştum ve hayatımın artık kendi ellerimde olduğuna, kaçtığıma sevinirken o çıkıp geldi. Kaçamadım. ° Bir Mardin hikayesi.. ° Şiddet ve yetişkin içerik içerir. 'Bana Gel' adlı ilk kitaptır.
FİGAR by aksamesintisi
aksamesintisi
  • WpView
    Reads 264,370
  • WpVote
    Votes 14,462
  • WpPart
    Parts 52
🌿İslami Aşk Romanı 🌿 Çökmüş hayatının emareleriyle nefes almaya çalışan fakat aldığı nefesi ona haram kılan bir kadın yüzünden çocukluğu mahvolan bir adam. Duygularının kaybolduğunu düşündüğü karanlık kuyudan onu çekip kurtaran bir kadın. Adam ilk defa sevildiğini yüreğinden gelen bir hevesle karşılarken kadın ona yeni duyguları bahşediyor. Berfin Akman ve Demir Karademir 09.02.21 "FİGAR" isimli ilk kitaptır.
ZEVAHİR by __okuyan94__
__okuyan94__
  • WpView
    Reads 4,853,149
  • WpVote
    Votes 239,618
  • WpPart
    Parts 85
"Lütfen... Hayır," dedim adımlarım geri geri giderken. Buradan uzaklaşmalıydım. Silahtan, bağlı adamdan, karşımdaki gözü dönmüş adamdan... Hepsinden kurtulmam lazımdı. Başıma ağrı saplanmıştı ve başım dönüyordu. "Lütfen. Gitmek istiyorum." "Pekala. Demek sen yapamıyorsun ama biri yapmak zorunda," dedi mavi gözlerini üstümden çekip, bağlı adama yönlendirirken. "O zaman ben yaparım." Ne yapmaya çalıştığını anladığımda ise her şey için çok geçti. Silahı tutan kolu havalandı, durmasını söylememe fırsat vermeden parmağı tetiğe ulaştı ve ucunda susturucu olan silah patladı. Korkuyla açılan gözlerimden gözyaşı döküldüğünde ise hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını biliyordum. "Bunun suçlusu sensin, Doğanay." Ruhuma damlatılan karanlık büyüdü ve altında kaldı.