🤍
22 story
ASUMAN بقلم cdblackops
cdblackops
  • WpView
    مقروء 800,918
  • WpVote
    صوت 19,845
  • WpPart
    أجزاء 7
''Baba... Buse'nin anlamı ne demek biliyor musun?'' dediğinde Vedat kaşlarını çatmıştı. ''Biliyorum'' dediğinde sesini sert çıkarmamaya uğraşıyordu. Lale, çocuklarla her zaman belli şekillerde konuşulması gerektiğini, karakterinin oluştuğu yaşlarda olduklarını, bir şey söylemekten çekinmemeleri gerektiğini anlatıyordu. ''Bak işte! Sen bile biliyorsun Buse'nin anlamını. Asuman'ın anlamı ne? Yok! Ben bilmiyorum dedim. O da dedi ki, demek ki annen baban seni sevmiyor. Anlamı olmayan isim vermişler!'' dediğinde Vedat resmen rahatlamıştı. Bu muydu kızını bu kadar içli bir şekilde ağlatan problem? Kızını kendine çekip sıkı sıkı sarıldı. Tekrar kendinden uzaklaştırdığında bu sefer ses tonu tam da Lale'nin istediği gibiydi. ''Kızım, Asuman gök, gökyüzü demek.''
4 ÇEYREK (Tamamlandı) بقلم bendevrikcumleyim
bendevrikcumleyim
  • WpView
    مقروء 201,750
  • WpVote
    صوت 19,485
  • WpPart
    أجزاء 49
✒Son gün olmasın dostum, çelengim, top arabam... Alıp beni götürsün, tam 4 inanmış adam.. ✒Bekir, Ali, Ömer ve Osman... Modern zamanların klavyelerinden değil, fazla geçmiş bir zamanın tozlu sayfalarından çıkıp geldiler. ✒Hem 4 çeyrek de bir tam ederdi ^^ ✒Aşk imiş her ne var alemde, ama kim demiş o Aşk bir ademe? Bismillahirrahmanirrahim
Dört Duvar بقلم beeyzz
beeyzz
  • WpView
    مقروء 348,619
  • WpVote
    صوت 39,750
  • WpPart
    أجزاء 29
Vurdu ve Aşk'tan tanıdığımız Çeşmiahu Tümer'in hikayesidir.
+3 أكثر
SAHTE DOKUZ بقلم merkeztandem
merkeztandem
  • WpView
    مقروء 11,324,283
  • WpVote
    صوت 619,756
  • WpPart
    أجزاء 64
Sosyal medya hesabı üzerinden futbol yorumculuğu yapan ve hayli popüler olan Dila Aral, kullandığı rumuz dolayısıyla herkes tarafından erkek zannedilmektedir. Mesaj kutusuna düşen bir fotoğraf ve ardından katıldığı olaylı canlı yayın sonrası hayatı tamamen değişir. Sosyal medyada yerin dibine soktuğu yetenekli futbolcu Barış Akdora'yla 6 ay boyunca çalışmak zorunda bırakıldığında ikilinin arasında dinamikler değişir ve güç savaşı başlar. Beraber çalışmayı öğrenebilecekler midir?
KÖYGÖÇÜREN بقلم servestizm
servestizm
  • WpView
    مقروء 5,426,509
  • WpVote
    صوت 437,407
  • WpPart
    أجزاء 80
Hasret köyden uzakta bir dere kenarındaki küçücük evinde hem hayatla hem de annesiyle mücadele eden başı dik, dili sivri bir kızdır. Yaşadığı yerin yazı kurak, kışı çorak, baharı biraz rahattır. Ama babası olmadığından evin direği sürekli gıcırdar. Annesinin zoruyla gittiği bir düğünde gözü bir Külhanbeyine çarpar, ama başı diktir, pek yüz vermek istemez. Düğün boyu bakışırlar, tek kelime etmezler. Adam da pek bir hoşuna gitse de Hasret bunca bakışı hayra yormaz, yine de içi kıpraşır. Beyaz gömleğine, yanık tenine, kara kaşına, üstünden ayrılmayan kara gözüne... Sonra nasıl olduysa düğünün gecesinde evine gitmiş, saçılmış dökünmüşken penceresinden bir ses işitir, akşamki adamı daha görmeden tanır. Penceresinin köşesine siner, perdesinin arkasına saklanır. Sesini duyar adamın, sonra sesini duyurur. Onca yıllık Hasret bir toz olur bir duman. Sonrası dere kenarı, dut ağaçları, üzüm bağları.. Geçmişten gelen bir Köygöçüren lafı, Hamza'nın Görgülü belası... ..... Tarihi bir hikayedir.
Gül ve Hançer  بقلم leilaxgrim
leilaxgrim
  • WpView
    مقروء 316,859
  • WpVote
    صوت 19,887
  • WpPart
    أجزاء 70
❗️Yetişkin ögeler içermektedir.❗️ Adım Elizabeth. Bir prenses olarak doğduğum Westminster Sarayı'nda ruhumun en ufak kırıntısını soğuk taşların arasına saklamıştım. Yalnızlığımı o ufak kırıntılarla saklambaç oynayarak geçirmiştim. Tenime satır sartır işlediğim o ürkütücü rüzgarları bir palto gibi üzerime almış onu Osmanlı Sarayı'na taşımıştım. Bir görevim vardı. Topkapı Sarayı'na dünyanın en güçlü hükümdarını öldürmek için gönderilmiştim. Onu ayartacak, yatağıma alacak, onu vücuduma sürdüğüm ahuzar kokulu zehirle soğuk mezara taşıyacaktım. O sinsiydi. Her şeyin yolunda gideceğine inanan kalbim onu görünce teklemiş küflenmiş kapılarını yalnız ona açmıştı. Ben çaresiz bir kızdım. -Olaylar tamamen hayal ürünüdür. Tarih ve kişilerle alakası yoktur.-
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK بقلم bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    مقروء 9,691,734
  • WpVote
    صوت 551,953
  • WpPart
    أجزاء 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
ÇATAL KARAM بقلم busrayurdakul
busrayurdakul
  • WpView
    مقروء 227,129
  • WpVote
    صوت 14,092
  • WpPart
    أجزاء 25
Mihriban gülüyor, kıkırtılar bırakıyor ve farkında olmadan karnını okşayan kocasını hissediyordu. Uzun kavak ağaçlarının yanına vardıklarında Gülsarı yavaşladı, ufuğa doğru usulca yürürken kocasının göğsüne sırtını yasladı. Kocası saçlarının kokusunu içine çekerken atın eyerini tuttu. Mihriban ufuğa dalmışken, "Sonunda ne var dersin? Dünya bu köy mü? Bu köy kadar küçük mü? Çıkacak mıyım şu köyden, görecek miyim engin denizleri?" dedi ve Gülsarı'nın yelelerini usul usul okşadı. Sözleri kocasını etkilemişti, Emin atın üstünde duran karısını bir nebze daha kendisine çekti. Ne yaptığını sorgulamak umrunda bile değildi, Mihriban dilberi karısı değil miydi? Koynuna alsa, bir nebze sevgi verse kim neye karışırdı? Peki ya Cennet? Gerçek sevdası Cennet miydi? Öyleyse Mihriban'ın her halini sevecekmiş gibi hissetmezdi ki. "Kader," dedi net bir sesle. "Kader Mihriban, kader."
GİRAY بقلم servestizm
servestizm
  • WpView
    مقروء 1,899,505
  • WpVote
    صوت 124,622
  • WpPart
    أجزاء 54
"Saçların uzunmuş.." dedi ama tereddütü epey açıktı adamın. Ama bugün denilenden sonra yanlış anladı kız, adamın bundan rahatsız olduğunu düşündü nedense, daha yeni görüyordu Giray saçının hepsini. Tam olarak olmasa da düğünleri bile olmuşken saçını açmaktan çekinmemesi gerektiğini düşünmüştü, helaldi artık sonuçta... Aynadan onunla göz göze gelince sordu aynı tereddütle, "Keseyim mi yani?" Giray kaşlarını çattı kızın tavrıyla, ilk tanıştıklarında her lafıyla bir kasırga koparacak kadar kesin olan Dilrûba artık her daim kırılgandı.. Artık evli olduklarında, kocası sıfatı taşıdığından mıydı bu tavrı? Bazen düşünüyordu, ona yardım edeyim derken bastırmış, ya da ezmiş miydi hiç? Boyun eğmeye mahkum mu hissettirmişti? Düşündüğüyle kendine olan öfkesini atamadan sordu kıza, "Niye kesecekmişsin?" "Dökülür belki. Aynı odada olacağız ya.." yutkundu, boğazını tazeledi ama sözlerini tazeleyemedi, ne diyecekti ki? Bilemedi Dilrûba.. "Dağılır her yere." Giray rahatsız olurdu belki kendisinden parçaları her yerde görürse.. Onun konuyu açmamasını uzun bir süre aynı odada kalacaklarına yormuştu çünkü.. Gözlerini kızdan ayırmadan yaklaştı Giray. Bakışları onun uzun saçlarını okşasa da eli çekindi, mahrum kaldı bu tatlı zevkten, "Dökülsün.." dedi yumuşakça, Ben toplarım senin ardından.' dedi içinden, 'Bir de saklarım, kimseler göremez, benim mahremim olur..' 'Senin gibi...' Saçlarını tutarak hafifçe tebessüm etti Dilrûba, "Salık gezmem o zaman, fazla dökülmez.." dedi ama saç değildi tam olarak kastettiği. Hayatında bana dair pek bir iz bırakmam, rahatsız, olmazsın diyordu.. Şu akşamdan itibaren herkes biliyordu evli olduklarını... O yüzden sanki iki gün önce değil de şimdi kıyılmış gibiydi nikâhları.. Öyle hissediyordu. "İstediğin gibi gez, nasıl rahat eder, nasıl istersen.."
Kurt ve Kuzu بقلم kalemciyazar
kalemciyazar
  • WpView
    مقروء 4,899,030
  • WpVote
    صوت 280,918
  • WpPart
    أجزاء 73
Devrim Karaoğlu hayatımdaki yangını görüp de sessiz kalmayan ilk kişiydi. Beni sevmeyen, hatta bunu belli etmekten çekinmeyen komşum olan bu adam, yangınıma sessiz kalmamıştı. Belki de Devrim Karaoğlu haklıydı. O bir kurt ve ben bir kuzuydum ama Devrim Karaoğlu bu kuzuyu avlamak yerine koruyordu. "Benim için titreyen her nefesine yemin olsun ki, seninim.." ~ 28.07.19