GamzeGamze815's Leseliste
15 stories
Yine Mi Ofsayt? by tenhide
tenhide
  • WpView
    Reads 93,765
  • WpVote
    Votes 6,398
  • WpPart
    Parts 21
Ertuğrul Poyraz. Tahammül edemediğim tek insan. Tahammül edemediğim kulübün 7 numaralı gözde futbolcusu. Mahallemizin gururu (!). Abimin en yakın arkadaşı ve kıymetli Aynur teyzeciğimin biricik oğlu. Mahalledeki çocukların, bizzat onun imzaladığı 7 numaralı Fenerbahçe formasıyla peşinde dolandığı Ertu Abisi. Kimsenin gerçek yüzünü göremediği ego yığını ve kas kütlesi. Ertuğrul Poyraz, nam-ı diğer Ertu. 90. dakikada karşı takımın kalesine atılan gole kaldırılan ofsayt bayrağı kadar sinir bozucu. Ben peki? Ben Zehra Güçlü. Bu da benim kendi kaleme gol atarak aşkı bulma hikayem. Not: Unutmayalım ki; top yuvarlaktır. Karşılaşma bitmeden hiçbir şey belli değildir. ***Hikaye; argo, küfür ve yetişkin ögeler içermektedir. Okuyacak olanların bunu göz önünde bulundurarak kitaba başlamasını tavsiye ederim. ***Alıntı, çalıntı, esinlenme adı altında kopyalama vs. gibi bir durumla karşılaştığım takdirde tüm yasal haklarımı kullanacağım.
ACI ÇİKOLATA (KİTAP OLDU) by halapenobiberi
halapenobiberi
  • WpView
    Reads 699,072
  • WpVote
    Votes 37,717
  • WpPart
    Parts 23
Geçmiş bir hayalet gibi peşinizden geldiğinde, ona boyun eğmekten başka çareniz kalır mıydı? İlkim Çetin, yıllar sonra döndüğü üniversitede artık başarılı bir akademisyendi. Hayatını yoluna koymaya çalışırken karşısına çıkanlar onu yeniden yıllar öncesine götürmeye çalışsa da İlkim'in bunu kabul etmeye pek niyeti yoktu. Yıllardır peşini bırakmayan anılar, geçmişin acı hatıraları ve yeri hiç silinmeyen bir adam. Emir Feza Dağlı, senelere yayılan acısının en sonunda biraz olsun dindiğine inandığında, hayatını altüst eden kadınla yeniden karşılaşacaktı. Yıllardır onu yiyip bitiren sorulara cevap alamasa da pes etmek aklının ucundan dahi geçmeyecekti. Seneler süren bir bilinmezlik, zamanın acımasızlığı ve etkisi hiç geçmeyen bir kadın. İki yaralı kalp, yeniden birbirinin yörüngesine girdiğindeyse bu kez hiçbir şey yıllar önceki gibi olmayacaktı.
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 9,889,087
  • WpVote
    Votes 558,838
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
Polis Şakaya Gelmez by mervegnr_
mervegnr_
  • WpView
    Reads 11,304,847
  • WpVote
    Votes 485,832
  • WpPart
    Parts 38
Şakadan zerre anlamayan birine okkalı bir şaka yaparsanız elde edeceğiniz şey yüklü bir para ve birkaç bin fazla tıklanma olmaz. En azından benim öyle olmadı. Yayınlanma tarihi: 14.06.2019
İS KOKAN ZEYTİN AĞACI by sulisindunyasi
sulisindunyasi
  • WpView
    Reads 2,624,266
  • WpVote
    Votes 229,297
  • WpPart
    Parts 59
"Benim topraklarımda ölmek için özel bir nedene gerek yok." Mihra Elnurova, Türkiye'nin güneyinde yer alan, ufak bir Türkmen ülkesi olan Karahan'da yaşamaktadır. Sıcacık bir ailede büyüyen Mihra, hayatın sert ve acımasız yüzüyle henüz tanışmamıştır. Ta ki ülkesinde baş gösteren iç savaşa kadar. Ülkenin çeşitli bölgelerinden ayaklanma, silahlanma haberleri gelirken hiçbir sorun olmadığına inanarak yaşayan genç kız, bir sabah bulundukları kasabaya ülkesini ve kendi topraklarını korumak için Türkiye'den askerlerin gönderildiğini öğrenir. Bu askerlerin arasında hayatının aşkının da olacağından bihaberdir. Yağmurlu bir günde şarkı söyleyip kendi kendine eğlenirken çitlerin arkasından kendini izleyen Türk askeri Yusuf Agâh Demiral'ı görünce Mihra'nın kalbi o zamana dek hiç atmadığı kadar kuvvetli atmaya başlar.
AĞAÇKAKAN by Bubenimtekhayalim
Bubenimtekhayalim
  • WpView
    Reads 7,519,289
  • WpVote
    Votes 323,331
  • WpPart
    Parts 57
*** "Hiçbir şey beni senin bu korkaklığın bu ilişkiye sahip çıkmayışın kadar üzemez. Seni seviyorum diye senden vazgeçemiyor değilim. Bugün olmaz yarın. Vazgeçerim. Bir başkasına aşık olurum!" dedim öfkeyle. Elini ağzıma kapattı, bir elini belime koyarak bedenimi kendine çekti. Savrulan bedenimin eğer tutmasaydı düşeceğine emindim. Ellerimi göğsüne koydum. Gözlerinin içine bakarken çatık kaşlarının altındaki yeşil gözleri, benim günlerdir denediğim ama yapamadığım şeyi yapıyordu. Öfkesini, bedenime ince ince işliyordu. "Madem öyle... Hazırlan." Elini çekmediği için anlamadığımı sadece bakışlarım ile iletmeye çalıştım. "Bir ay sonra nişan, şubat tatilinde düğün." Ben söylediklerinin etkisi ile şok olurken arkasını döndü, bizim evin bahçesine doğru bir iki adım attı. Ondan çıktığına emin bile olamadığım gür bir sesle bağırdı. "Aytekin!" Kalbim korku ile kasılırken yanına koştum. "Ne? Ne yapacaksın? Hey!" Beni dinlemedi, önüne geçip durdurmaya çalıştığım bedenini sola kaydırdı, bir daha bağırdı. "Aytekin!" Bizim evin ışıkları ile birlikte Cemile teyzelerin ışıkları da açıldı. "Ferhan..." Dediğimde bakışlarını ağabeyimin penceresinden bana çevirdi. "Ferhan yok..." dedi alayla. "Ferhan ağabey diyeceksin." Ellerini havada iki kez itiraz edercesine salladı. "Pardon! Korkak, gururlu, aptal ve sevmeyen Ferhan ağabey diyeceksin!" Bizim evin kapısı açıldığında son kez onu durdurmaya çalıştım. "Ferhan böyle değil. Bir anlık öfke ile değil!" dediğimde ellerimi tuttu, göğsünden indirdi. "Ne bağırıyorsun lan?" diyen ağabeyime aldırmadan bana bakarak konuştu. "Gözünde adamlığım kalmadı ya, bırak onun gözünde de kardeşliğimiz kalmasın. Ama sen..." Bakışlarını yanımıza gelmesine bir iki adım kalan ağabeyime çevirdi. "Bu saate sonra vazgeçme hakkına sahip değilsin." ***
Adelya by bittervekahve
bittervekahve
  • WpView
    Reads 1,678,108
  • WpVote
    Votes 114,533
  • WpPart
    Parts 38
Kalbim gümbür gümbür atıyor, göğsüm hızlı hızlı yükselip alçalıyorken nefes nefese geriye attım başımı. Kapıya yasladığım başımı ona yer açmak ister gibi sola eğdim, "Kızgınım sana." dedim kulağıma yabancı gelen arzulu bir sesle. Boynumdaki dudaklarına dişleri de katıldı o sırada. Boynumdaki ince deriyi dişleriyle çekiştirdiğinde nefesim kesildi ufak bir an. "Biliyorum," diye homurdandı boğukça. "Ben de kızgınım kendime." Hemen sonra yarım bıraktığı işe geri dönüp bu kez boynumun diğer tarafına gömdü başını. Hiç itirazsız ona ayak uydurdum, ben de aksi yöne doğru yatırdım başımı. Bunlar sonra da konuşulurdu. Önemli olan şu andı. Şu an burada, yanımdaydı ve bu her şeye değerdi... *** Not: Bu hikâye adından da anlaşılacağı üzere Adelya'nın etrafında dönen ve sabır isteyen bir kurgudur. ERKEK BAŞROL ENDEKSLİ BİR HİKÂYE DEĞİLDİR. Bunun bilinciyle hikâyeyi okumanız tavsiye edilir, bahsi geçen her erkek karaktere 'başrol erkek' gözüyle bakmamanız önemle rica olunur. Lütfen 5. bölümde öpüşme, 7. bölümde sevişme, 10. bölümde evlenip türlü kaoslar sonrası ayrılıp ayrılıp birleşme beklemeyin... -Hikâye boyunca yer yer yetişkin içerik olacaktır. -Hikâye tamamiyle şahsıma aittir. Çalıntı durumlarında gereken hukukî işlem uygulanacaktır.
VERA İLE VAHA by kariabenam
kariabenam
  • WpView
    Reads 7,942,509
  • WpVote
    Votes 362,932
  • WpPart
    Parts 61
!!! +18 "Geçmişin bana ait," dedi ve kulağıma yaklaşarak fısıldadı. "İstesen de beni unutamazsın." Geçmiş can yakar. Yıllar sonra karşılaştığında bile. Fakat madalyonun iki yüzü vardır. Her şey çok güzel olabilirdi; onu tekrar görmeseydim. Henüz gençliğinin baharındayken, sevdiği adam tarafından acımasızca dünyası başına yıkılan Eylül'ün ölmekten başka hiçbir planı yoktu. Gözünü kapatıp teslim olduğu adam olan Vaha, onu bir başına ve yüzüstü bırakıp gitti. Yaşadıkları anların hepsinin acı bir hatıraya gömüldüğünü dehşetle izledikten sonra ardı ardına darbe aldı. Annesinden, babasından, ağabeyinden... Bir zamanlar deli gibi sevdiği Vaha, tüm hayatını ellerinden çalmıştı. Uykusunda gördüğü dur durak bilmeyen kabuslarla, uyandığında umutsuzluğun beslediği ruhunu huzura kavuşturmaya kararlıydı. Ta ki dünyanın en kibar ve anlayışlı adamı olan Özgür'le tanışana dek... Eylül, uzun yıllarının ardından onu unuttuğunu sanıp yeni hayatının taslağını çizdikten sonra Vaha ile tekrar karşılaşır ve fitilin ucu ateşlenir. Çaresiz, umutsuz ve bir o kadar da yasak aşkın pençesine girmemek için birbirlerini mahvetmek pahasına ikisi de mücadele eder. Eylül'ün doğru sandığı yanlışları tokat gibi yüzüne çarparken, gerçekler onu dipsiz bir kuyuya atar. Fakat yazgının kesin çizgisinden çıkmak ne kadar mümkün olabilirdi ki?
Beyaz Gece by misamigoss
misamigoss
  • WpView
    Reads 2,202,393
  • WpVote
    Votes 179,347
  • WpPart
    Parts 65
Görevini aşk ile perdeleyen bir adam ve o aşka yalnızca yüreğiyle kanat çırpan bir kadın. *** "Gözlerin dünyanın en güzel, en ihtişamlı masalını anlatıyor ve ben o masalda bana yer olmamasından deli gibi korkuyorum...'' dedi sarhoşluğuna rağmen kelimeleri net kullanmayı başararak. Saçlarındaki ellerimi alnına kaydırarak oradaki tutamları sevdim hiç acele etmeden... Ardından da şakaklarında, siyah sakallarıyla bezeli yanaklarında ve çenesinde dolaştırdım parmak uçlarımı... ''Neden o masalda sana yer olmasın Barış?'' diye fısıldadım. Gözlerini kapatarak gülümsedi. Birkaç dakika yüzünü inceledim, göğsü düzenli soluklarla inip kalkmaya başladığında uykuya tamamen kavuşmuştu artık. Elimi tekrar yumuşak saçları arasına gömerek iç çektim hüzünle. ''Senin olmadığın bir masalda bana yer kalır mı sanıyorsun?''
Maça Kızı 8 by dpamuk
dpamuk
  • WpView
    Reads 175,029,680
  • WpVote
    Votes 7,391,100
  • WpPart
    Parts 221
"Verdiğim acıyı silebilmek için her bir saç telini öpmek istiyorum," dedi. Önce nefes almayı bıraktım. "Ama bazen öpünce de geçmez," dedi. Buz kestim. ... BU HİKAYEDEKİ OLAYLAR TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR VE GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA BİR İLGİSİ BULUNMAMAKTADIR! Yayınlanma Tarihi: 21 Mayıs 2017 Maça Kızı 8, üç kısımdan oluşan bir seridir; hepsi bu kitap altında toplanacaktır.