sena_voids
"Ölüm bizi ayıramadı... Ama aşkımız dünyayı yıkacak."
Meyruhn Kasabası'na adım attığımda, geçmişimin sadece bir kabustan ibaret olduğunu sanmıştım.
Yanılmışım.
Ben İdil.
Bir doktorum.
Bir yabancıyım.
Ve ölümle dans eden bir ruhun - Seleneia'nın - yeniden doğmuş yankısıyım.
Kieran, gözlerime her baktığında kaybettiği aşkını görüyor.
Ama ya ben?
Gerçekten onun sevdiği kadın mıyım?
Yoksa sadece bir lanetin devamı, intikam için seçilmiş bir silah mıyım?
Geceleri kan kokusuyla uyanıyorum.
Rüyalarımda, bir bıçağın soğukluğu tenime işliyor.
Ve Kieran'ın fısıltısı, zihnimin derinliklerine kazınıyor:
"Bedenin onlara ait olabilir... ama ruhun bana ait."
Bu kasabada sırlar uyuyor.
Gölgeyle mühürlenmiş yeminler, zamanı bekliyor.
Aşkın, ölümle; inancın, lanetle sınandığı bu hikâyede herkesin bir bedeli var.
Hiçlik geri dönüyor. Ve hiçbir ruh, kaderinden kaçamayacak.