sellith
Ben kötülüğün saf formundan kaçmaya çalışırken, fark etmeden kendimi onun kollarının arasında buldum. Ondan nefret ediyordum. Çürümüş bedeninden, ağır kokusundan, gözlerindeki o hasta karanlıktan... Ama en çok da kendini vazgeçilmez sanışından nefret ediyordum. Yaşlıydı, çirkindi, ruhu çoktan çürümüştü ama buna rağmen bana sahip olabileceğine inanıyordu.
Beni hapsetmişti.
Her günümü asil bir ışığın gelip beni kurtarmasını hayal ederek geçiriyordum. Birinin elimi tutup beni o karanlıktan çıkarmasını umuyordum. Sabırlı olmaya çalışıyordum ama günler geçtikçe karanlık beni daha fazla içine çekiyordu.
Çürümüş derisi her gün tenime değiyordu. O temas midemi bulandırıyor, ruhumu kirletiyordu. İçim bağırıyordu ama sesim çıkmıyordu. Hayır demeye cesaret edemiyordum. Çünkü gözlerinin içinde ki o canavarı görüyordum... Ve o canavarı uyandırırsam beni tamamen yok edeceğini de biliyordum.