nunuynrr
"Gerek yok ona..." dedi sesi her zamankinden daha kısık, daha boğuk bir tonda. "Annemin hediyesi senin gibi koksun. Huzurlu, temiz ve güvenli. Bana oradan direkt senin kokunu verir misin?"
Baras için dünya, grinin kırk farklı tonundan ibaret soluk bir resimdi. Ne gökyüzünün mavisi vardı onun dünyasında, ne de sokakları dolduran insanların sahte renkleri... O, siyah ceketinin arkasına sakladığı monokrom yalnızlığıyla mahallenin ve okulun her şeyden uzak, mesafeli "abisiydi".
Lara ise etrafını saran çıkarcı, paragöz arkadaşların gürültüsünden kaçıp kendi elleriyle kurduğu butik parfüm dükkanına, "Eversince"e sığınmış duru bir kuğuydu. Makyajsız yüzü, ipek gibi saçları ve teninden yayılan o tertemiz pudra kokusuyla, bu dünyaya ait olamayacak kadar saf ve doğaldı.
Bir doğum günü hediyesi arayışıyla o loş dükkanın kapısından giren Baras, hayatında ilk kez bir şeyi görmeden, sadece koklayarak keşfedeceğini bilmiyordu.
Siyah ve beyazın birbirine karıştığı o yerde, Lara'nın kokusu Baras'ın zihnindeki tek renk olacaktı. Ama etraflarını saran o acımasız dünyanın zorbalığı, bu saf kokuyu kirletmeden kalmalarına izin verecek miydi?
"Siyah beyaz bir dünyada, senin kokun benim tek renk hafızam."