efsaverse
Hazan, işini ciddiye alan, mesafeli ve hayatını kontrol altında tutmaya alışmış bir doktordur. Duygularını bastırmayı, güçlü görünmeyi öğrenmiştir. Hastane onun için sadece bir iş yeri değil, kaçabildiği tek düzenli alandır.
Ama bir sabah... Bir hasta kaçar. Ve hiçbir suçu olmamasına rağmen, her şey Hazan'ın üstüne kalır. İftira, şüphe, fısıltılar... Hastanenin soğuk koridorlarında adı artık başka cümlelerle anılmaya başlar.
Tam bu sırada Kağan çıkar karşısına. Ünlü bir boksör. Güçlü, ketum, duygularını kelimelerle değil kararlarla ifade eden biri. Hayatı magazinin, kameraların ve yanlış anlaşılmaların ortasında geçmiştir. Özgürlüğü pahalıya mal olmuştur.
Bir fotoğraf. Bir yanlış an. Ve ikisi de istemeden aynı hikâyenin içine sürüklenir. Kağan'ın adı Hazan'ı koruyabilecek tek kalkan olur. Hazan'ın varlığı Kağan'ı daha büyük bir skandaldan kurtarabilecek tek yol. Ve ortaya kimsenin istemediği ama ikisinin de kaçamadığı bir teklif çıkar: Anlaşmalı evlilik.
Bu bir aşk hikayesi değildir. En azından başta. Bu, iki yabancının aynı oyunun içine düşmesi, aynı yalanı taşımak zorunda kalması ve her gün birbirine biraz daha yaklaşırken en büyük düşmanların gerçek duygular olmasıdır. Hazan için bu evlilik bir hayatta kalma savaşıdır. Kağan içinse bir kontrol meselesi. Ama planlanan her şey şuna çarpar: Birlikte savaşmak, aynı eve girmek, aynı masaya oturmak, aynı soyadını taşımak... Ve zamanla şu soru kaçınılmaz olur: BU YALAN, NE ZAMAN GERÇEĞE DÖNÜŞÜR?