stargirlofpoetry
Bazı hikâyeler anlatılmaz... iz bırakırdı.
Bir üniversite koridorunda yankılanan adımlar, aslında çok daha derin bir şeyin başlangıcı olabilir mi?
Mira Soykan bunu bilmiyordu.
Ta ki bazı bakışların sadece bakmadığını, hesap yaptığını fark edene kadar.
Aybars Karataş...
Sessizliği bile tehlikeli olan, tesadüfü bile plan gibi duran o adam.
Ne geçmişi tam olarak geçmişti,
Ne de bugünü sadece bugündü.
Aşk, burada bir duygu değil.
Bir hata payıydı.
İntikam ise bir amaç değil...
çoktan yaşanmış bir sonun devamıydı.
Ve Mira, farkında olmadan bir şeyin tam ortasına çekiliyordu:
görünmeyen bir oyunun.
Kurallar yazılmamıştı.
Ama herkes oynuyordu.
Sadece biri hariç...
O da oyunları yazan taraftı.
Peki bu oyunda kazanan kimdi?
Devlet mi...
görünmeyen ellerle her şeyi yöneten o sessiz güç mü?
Yoksa kader gibi görünen, aslında çoktan planlanmış bir aşk mı?