Mayiscaa1
Gece, şehrin üzerine ağır bir perde gibi çökmüştü.
Herkes karanlıktan korkardı.
Ama bazı insanlar karanlığın kendisi olurdu.
Tufan Demir Kalendağ...
Yeraltı dünyasında adı fısıltıyla değil, korkuyla anılan adam.
Karanlığın Kralı.
Onun geçtiği yerde sessizlik olur, onun baktığı yerde insanlar susardı. Çünkü herkes bilirdi; Tufan'ın öfkesi bir fırtına değil, geri dönüşü olmayan bir yıkımdı.
Ama kimsenin bilmediği bir şey vardı.
Karanlığın Kralı'nın bile bir zayıf noktası olabilirdi.
Ve o zayıflığın adı...
Feza Hanzade'ydi.
---
"Hasar."
Sesi duyduğum anda gözlerimi ona çevirdim.
Tufan yine her zamanki gibi soğuktu.
Keskin bakışları, insanın içindeki en gizli korkuları bile ortaya çıkaracak kadar güçlüydü.
"Benim adım Feza."
Dudaklarının kenarında belli belirsiz bir gülümseme oluştu.
"Biliyorum."
Bir adım yaklaştı.
"Ama sen sadece Feza değilsin."
Sustum.
"Sen dokunduğun her şeyi değiştiren bir hasarsın."
Kalbim istemsizce hızlandı.
Çünkü herkes ondan korkarken, o bende başka bir şey görüyordu.
Bir tehdit.
Bir yara.
Belki de kendi karanlığının karşısındaki tek gerçek.
---
"Karanlığın Kralı'nın bir zaafı olduğunu hiç düşündün mü?"
Bakışlarımı ondan ayırmadım.
"Yoksa kendini yenilmez mi sanıyorsun?"
Tufan birkaç saniye sessiz kaldı.
Sonra alçak bir sesle konuştu.
"Ben yenilmez değilim, Feza."
Yaklaştı.
"Ben sadece kaybedecek bir şeyi olmayan bir adamdım."
Bir an durdu.
"Ta ki sen gelene kadar."
---
Çünkü herkes Karanlığın Kralı'nın dünyayı yıktığını sanıyordu.
Ama kimse bilmiyordu...
Bazen en büyük yıkımı getiren şey düşman değil,
sevdiğin kişiydi.
TÜM HAKLARI SAKLIDIR.