umudunsafagi
Yirmi beş gece boyunca bir kadın, askerdeki sevgilisine ulaşamadığı saatleri mektuplara dönüştürür. Bir telefon zilinin gecikmesiyle uzayan zaman, yarım kalan konuşmalar, kıskançlık, korku ve adı konmamış bir bağ, her gece başka bir cümlede yeniden biçimlenir. Mesafe artık kilometrelerle değil; bir bildirim sesiyle, açılmayan bir mesajla ve sesin gelmesine kalan günlerle ölçülür.
Yirmi Beş Gece Susuşu, beklemenin insanı yalnızca eksiltmediğini, bazen kendi kalbine daha dürüst bir yoldan geri götürdüğünü anlatan yirmi beş mektuptan oluşuyor. Çünkü bazı sesler gecikse de gelir. Bazı susuşlar, söylenmiş her şeyden daha uzun yaşar.