Yıldızlar sönmüş, tanrılar unutulmuştu.
Güneyin kıyılarında yaşayan Lyra, bir gün zihninde yankılanan o sesi duydu: "Lyra..."
Bu ses, unuttuğu bir geçmişin ve insanlığın kaderini değiştirecek bir tanrıçaya aitti.
Ve Lyra, artık sadece bir kız değil... yıldızların yeniden yanmasının tek umuduydu.
Until now, I had seen everything in the past. But now, I could see things much more deeply than before. Seeing was not just looking, it was also feeling about something.
I am Diana. I was a human being since I knew myself, but I was no longer just a human being. I was the vision of all people. Please close your eyes and think. Were we alone? Or did we have sounds in our mind?
Zamanında çöken karanlıkların lideri Crepitus Moryeus tekrar var olması ve kötülüğü tekrar dünyaya var ederek büyünün varlığını tanıtıp karanlığı tekrar inşa ederek tanrıların savaş tanrısı kabul edilip evreni kötülüğe adaması.
Toprağın derinliklerinden yükselen bir güç... Tanrıların bile korktuğu bir tohum... Ve onu koruması gereken bir genç kadın. Kendi soyunu, kaderini ve karanlığın içindeki ışığı henüz bilmeyen Elira.