trouvaiilleee
"Öykü Türkoğlu, kendi restoranının sahibi bir şefti. Üniversiteden itibaren kendi yaşamına odaklanmaya, geçmişini yok saymaya alışmıştı ki 6 yıl sonra Meriç Soykan geri dönene kadar. Yaşanmışlıklar, yaşanamayanlar, yaşanacaklar... Öykü ve Meriç geçmişlerini aşabilecekler miydi?"
"Hayat bir senfoniydi belki ama bizimki tam en güzel yerinde, o en tiz notada kırılmıştı. Şimdi yıllar sonra o 'kırık nota' yeniden masada yerini alıyordu."
"Hayat ne kadar garip; aslında her şey, üzerine titrediğimiz birkaç hayalden ibaret. Kendimizi o hayallere adıyor, onların ışığında yolumuzu bulmaya çalışıyoruz. Sonra tek bir an geliyor, tüm o hayaller, umutlar, hevesler sönüp gidiyor.
Amacın kaybolduğunda artık geleceğin için değil, geçmişteki o küçük anılar için yaşamaya başlıyorsun. Tam bitti dediğinde, geçmişten kurtulduğunu sandığında ise kıse döngüye geri dönüyorsun.
İşte, benim bu geri dönüşüm de 6 yıl sonra duyduğum o sesle tekrar başlamıştı.
İstediği gibi hayatımdan çıkıp, geri dönebileceğini sanan o tanıdık sesle."
Kötü yazdıysam şimdiden kusura bakmayın, ilk defa yazıyorum. Büyük bir beklentim yok birkaç okurum olsa yeter de artar 🤍