Pelisiraa
Herkesin sustuğu yerde, bazı duygular daha yüksek sesle konuşur ama bazı hayatlar, kalabalık koridorların içinde sessizce dağılır.
Liz, korkularla örülmüş bir geçmişin içinde büyümüş; yakınlığın tehlike, güvenmenin ise göze alınamayacak bir risk olduğu bir dünyada kendi iç sesinden bile kaçmayı öğrenmiş biridir. Dışarıdan bakıldığında sakin, güçlü ve mesafeli... Oysa içinde, yıllardır bastırdığı duyguların yankısı vardır.
Bazıları için lise yalnızca bir okulken,
bazıları için hayal kırıklıklarının, yarım kalan cümlelerin ve suskunlukların evidir.
Liz içinse bu bina, geçmişten kaçmaya çalıştığı ama her köşesinde kendisiyle yüzleştiği bir labirenttir.
Ve işte tam da burada, Karan çıkar karşısına.
Herkesten farklı bir sessizlikle...
Bakışlarıyla konuşan, kelimeleri ölçüp biçen,
Liz'in kaçtığı o karanlığa istemeden dokunan biri.
Karan, Liz'in dünyasında bir cevap değil, bir soru işaretidir.
Yaklaşmak mı daha tehlikelidir, yoksa uzak kalmak mı?
Bazı karşılaşmalar vardır;
insanı ya iyileştirir ya da daha derin yaralar açar.
Bu hikâye masumiyetin yavaş yavaş kaybolduğu, güvenmenin bedelinin ağırlaştığı, korkularla büyüyen kalplerin hikâyesidir.
Çünkü bazı insanlar kendi hikâyelerinde bile başrol değildir.
Ve bazı yıldızlar, en çok karanlıkta fısıldar.