danesima
Güneş tam batmak üzereydi ve her yer altın sarısı bir ışıkla parlıyordu. O sırada gözüme anlık bir parıltı geldi, başım tatlı bir sersemlikle döndü ve etrafımdaki her şey bir anlığına nostaljik bir kamera filtresi gibi eskiye büründü.
Gözlerimi kırpıştırıp kendime geldiğimde, üzerimde kendi kot şortum değil, retro tarzda, ince askılı beyaz yazlık bir elbise vardı.
"Yasemin!"
Sesin geldiği yöne döndüğümde kalbim hızla çarpmaya başladı. Karşımda, albümlerdeki o yirmili yaşlarındaki haliyle, genç ve neşeli annem duruyordu. Elinde iki tane soğuk içecekle bana doğru koşuyordu.
"Sonunda gelebildin! Kamp ateşi yakılmak üzere, herkes sahilde seni bekliyor. Hadi çabuk ol!"
O an donakaldım. Ben Yasemin Yıldız, kendi zamanımdan sıcacık bir yaz rüzgarıyla kopup gelmiştim. Ve şimdi, benden önceki o muhteşem yazın tam ortasında, bizzat Yasemin Yaman olarak parlayacaktım.