yazrecrins_
Henüz yirmi yaşında omuzlarına yüklenen hayatın altından kalkmaya çalışan Manolya'nın dünyası, babasının bıraktığı dağ gibi borçlar ve yedi aylık bebek kardeşi Umut'un masum bakışlarından ibarettir. Gündüzleri minik kardeşinin sığınağı, geceleri ise adını bile duymaktan korktuğu o gazinonun neon ışıkları altındaki kimsesiz garsonudur. O, hayatın acımasız rüzgarına karşı direnmeye çalışırken, kaderine yazılan en büyük yangınla yüzleşir Demir.
Demir şehrin karanlık yüzünü ellerinde tutan, acımasızlığıyla tanınan ama Manolya'nın boyun eğmeyen gururuna saplantılı bir adamdır. Genç kızın borçlarını kapatmak yerine, onu kendi kurallarıyla ve başka türlü bir esaretle köşeye sıkıştırır. Artık Manolya için asıl mücadele, sadece açlıkla ve tefecilerle değil; ruhuna zincir vurmak isteyen bu tehlikeli adamın karartılmış kalbiyle başa çıkmaktır.
Biri hayatta kalmak için direnen yaralı bir abla, diğeri ise o yaraları kendi elleriyle sarıp yine kendi elleriyle kanatacak olan karanlık bir adam...