غلاف قصة KURBAN بقلم AsudeAkman8
KURBAN
  • WpView
    مقروء 2,529
  • WpVote
    صوت 113
  • WpPart
    فصول 18
  • WpView
    مقروء 2,529
  • WpVote
    صوت 113
  • WpPart
    فصول 18
مستمرّة، تم نشرها في فبر ٢٥, ٢٠١٧
Korku...Kulaklarımın uğuldaması,kalbimin daha hızlı atması,ve o Sadistti.

Benim korku tanımım buydu.Bence başka bir açıklaması olamaz.

Sevinç...Tebessüm,masumluk,ve o Sadistti.

Benim sevincimin kaynağı oydu.

Acı...Derimdeki kesiklerdi,Sadistti.

En büyük acıları bana o yaşatmıştı.

Zevk...Acıydı ve sadistti.

Onun bana öğrettiği buydu.O bana zevk-i tattırmıştı.

Aşk...Kandı,ve Benim sadistimdi

Beni ona ve karanlık ruhuna aşık etmişti...
جميع الحقوق محفوظة
قم بالتسجيل كي تُضيف KURBAN إلى مكتبتك وتتلقى التحديثات
أو
#2sadist
إرشادات المحتوى
قد تعجبك أيضاً
YARALASAR(Kitap Oldu) بقلم Maral_Atmc6
56 أجزاء مستمرّة
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
𝐀𝐃𝐈𝐍 𝐇𝐀𝐋𝐀 𝐑𝐄𝐏𝐋𝐈̇𝐊𝐋𝐄𝐑𝐈̇𝐌𝐃𝐄  بقلم ozanakbabaxz
56 أجزاء مستمرّة
​Aynı sokakların tozunu yutmuş, aynı yağmurlarda ıslanmışlardı; ama kalpleri birbirine hep bir mevsim geç kalmıştı. Ozan, Kars Kalesi'nin vakur ve dondurucu sessizliğinde kendi yalnızlığını emzirirken; Sinem, İzmir'in kordon boyunda, denizin tuzuyla yıkanan yarım kalmış bir rüyanın içindeydi. Onlarınki sadece bir mesafe hikayesi değildi; hayatın ördüğü duvarların hikayesiydi. ​Ozan, başka bir kadının imzasını taşıyan bir evliliğin soğuk odalarında yankılanan bir sessizlikti. ​Sinem ise kalbini bir başkasına emanet etmiş ama ruhunu hep o eksik parçada bırakmış bir sığınmacıydı. ​Aşkları, nefretin en koyu tonuyla beslendi. Önce birbirlerinden kaçtılar; çünkü birbirlerinde gördükleri şey, vazgeçmek zorunda kaldıkları hayalleriydi. Kars Kalesi, onların imkansızlığının şahidiydi. Karlar altında kalan o devasa taşlar gibi, duyguları da buz tutmuştu. Ancak İzmir'e uzanan o gizli yollar, buzları eritmeye yetti. İzmir'in neşesi, Kars'ın hüznüne çarptığında; nefret yerini tutkuya, sitem yerini teslimiyete bıraktı. ​"Sen Kars'ın hiç bitmeyen kışıydın, ben İzmir'in hiç dinmeyen rüzgarı. Biz aynı cümlenin içinde yan yana gelemeyen, ama noktası aynı yere konan iki devrik hikayeyiz." ​Yıllarca aynı şehirde nefes alıp, birbirinin içinden geçip giden ama asla dokunamayan iki ruhun, geç kalmışlıkları üzerine kurulu bu destan; şimdi yasak bir sevdanın küllerinden yeniden doğuyor.