Bütün acılarımızı içimize attığımızda ne olur?
Bunun bize ruhsal sakıncaları vardır. Peki ya fiziksel olarak nasıl bir durumda olurduk.
O kalabalığın içinde yalnız kalmış biriydi. Herkesin dertlerine çare olurken, kendine bulamıyordu. Başkasına anlatsa belki bir çaresi bulunabilirdi. Ama o her şeyi içinde yaşardı. Tıpkı bir karga gibi...
Dimdik durup tüm fırtınaları içinde yaşardı.
Acıları ona yeterken hayatına giren bir çoban yıldızı ona tüm sıkıntıları unutturacak mıydı yoksa acılarının baş aktörü mü olacaktı.
Bir karga çoban yıldızına aşık olabilir miydi?
Peki ya bu ne kadar doğruydu.
Çoban yıldızı ona doğru yolu mu gösterecekti yoksa galakside kaybolmasına mı neden olacaktı...
...
Acı bedenimde birikiyordu.
Acı ruhumdaki boşlukları dolduruyordu.
Acı ruhumun açlığını doyuruyordu.
Acı beni değiştiriyordu.
Acı uzun zamandır içimde iplerle hapis edilmiş Gülliver'i dışarı salıyordu.
Acı Gülliver'i serbest bırakıyordu.
Acı içimdeki benliği ortaya çıkarıyordu.
Yayın tarihi 03/03/2017
Hak Cipta Terpelihara
Jom sertai komuniti bercerita terbesarDapatkan rekomendasi cerita yang diperibadikan, simpan cerita kegemaran anda ke dalam Pustaka anda, serta beri komen dan undi untuk mengembangkan komuniti anda.
''Aras Boran Demirkan'' adlı kişiyi ''Sıkıntılı Müvekkil'' olarak kaydettiniz.
Siz:ya sen manyak mısın?! (02.54)
Siz:Bak gerçekten soruyorum bir sıkıntın varsa söyle.
Siz:ben sana bana bela çıkarma dedikçe sen neden beni zorluyorsun?