DÖNMEYENLER

DÖNMEYENLER

  • WpView
    Bacaan 39
  • WpVote
    Undian 3
  • WpPart
    Bahagian 1
WpMetadataReadSedang Ditulis
WpMetadataNoticeTerakhir diterbitkan Rab, Mac 15, 2017
"22-23 Nisan 1951 gecesi başlayan ikinci büyük Çin taarruzlarının şiddeti artarak devam ettiği sırada, Topçu Üsteğmen Mehmet Gönenç'in telsizden duyulan isteği tüm subay ve askerleri şok etmişti. 'Düşman bulunduğumuz tepeyi işgal etti. Çok şehit verdik. Koordinatları veriyorum... Bataryalar ateş etsin.' Fakat verdiği koordinatlar bulunduğu yeri gösteriyordu. İrtibat subayı bu cevabı verince, Mehmet Gönenç: 'Evet öyle; biz düşmana esir olmak istemiyoruz! Bizi onlara teslim etmeyin! Bütün bataryalar buraya ateş etsin!' Dedi ve telsizin sesi kesildi. Harp tarihinde bu olay ne görülmüş ne de duyulmuş istekti. Subaylar uzun süre düşündükten sonra çaresizce bu zor vasiyeti yerine getirmeye karar vererek, gözyaşları içinde bataryaları ateşlediler. Bu büyük fedakârlık sayesinde bir Türk askeri karşısında, yüzlerce Çin askeri de yok olmuştu. Ancak daha 27 yaşında olan Şehit Mehmet Gönenç'in bedeni de bir daha hiçbir zaman bulunamadı ". İşte bu, 1950 yılının Kasım ayında, soğuk ve karlı bir kış gecesi Kunuri semalarından parlayarak başlayan, tüm Kore'yi 66 yıldır sönmeyen ışığıyla aydınlatan ve inşallah aydınlatmaya devam edecek olan Türk Kutup Yıldızının destansı hikâyesidir...
Hak Cipta Terpelihara
#1
korefanları
WpChevronRight
Jom sertai komuniti bercerita terbesarDapatkan rekomendasi cerita yang diperibadikan, simpan cerita kegemaran anda ke dalam Pustaka anda, serta beri komen dan undi untuk mengembangkan komuniti anda.
Illustration

You may also like

  • Ramazan Avı
  • Frekans |1976-2026|
  • EMPEROR • Taekook
  • Asenath | Firavun'un Ruhu
  • Dolunayın Kırık Aynası -KİTAP OLDU-
  • Ölü Kralın Laneti
  • ŞARLMAN (KİTAP OLUYOR)
  • Hayat Ağacı
  • Gül-i Saltanat
  • Pəri Səfəvi

Bilinmezliğin ve Sadakatin Kıyısında: Bir Av mı, Yoksa Bir Avcı mı? Güneşin kavurduğu sonsuz bozkırlardan, gök gürültüsünün saklı gerçekleri fısıldadığı, orman derinliklerine uzanan kadim bir yolculuk... Bu an, sadece bir kaçırılma hikayesi değil, iki farklı dünyanın, iki keskin iradenin ve iki köklü kültürün amansız çarpışmasıdır Bir tarafta İslam onurunu ve Hak korkusunu kuşananlar, diğer tarafta inançsızlığın, ve katı bozkır kanunlarının gölgesinde büyüyenler... Karakılıç ve İslam Turan obaları arasında başlayan bu fırtınada, "her av göründüğü kadar masum, her avcı ise sanıldığı kadar zalim değildir." Ormanın derinliklerinde kurulan bir ip ağı, sadece bir zatı değil; koca bir boyun kaderini birbirine düğümlüyor. Bir derenin iki ucunda kalanlar bir oyunun sınırında mücadele veriyor. Ramazan'in ilk huzuruyla başlayan bu serüvende; hançerlerin keskinliğinden daha sivri dillerle yapılan savaşlara, gizli patikalara ve asil kimliğini bir zırh gibi kuşanan vakur bir bey kızının asil direnişine şahitlik edeceksiniz. Bir bey kızı ve bir bey oğlu birbirinden zıt iki obanın akıbetini farkında olmadan belirlediğinde artık bazı hisler için çok geç kalınacak. Gök gürültüsü ve yağmur yaklaşırken, herkesin bir taraf seçmesi ve ait olduğu yeri bulması gerekecek..

Maklumat lanjut
WpActionLinkGaris Panduan Isi