ÖLÜME DOKUNMAK -BASILI ESER-
  • LECTURAS 6,383
  • Votos 624
  • Partes 28
  • LECTURAS 6,383
  • Votos 624
  • Partes 28
Concluida, Has publicado mar 24, 2017
Contenido adulto
"Bir ruhun saflığını yitirmesi ne kadar sürer?"
 
 
 
Naira, çocukluğundan bu yana kimsenin duymadığı bir ses duyan şizofreni teşhisi konulmuş bir genç kızdır. Bedeninde yaşadığı değişiklikler ve sahip olduğu insanüstü güçler, onu bir deli olduğuna inandırmaya başlamışken aynı şeyleri yaşayan başka biri daha olduğunu öğrenir.
 
Her şey adımı kulağıma fısıldayan gizemli bir ses ile başladı. Ses, önce zihnime sonra bedenime hükmetti. Korkularım kâbusum oldu, kâbuslar beraberinde ölümü getirdi. Ben ölümü arzuladım, ölüm de beni.
 
Dışarıdan gelen sesleri duyamayacak kadar kaçabilirsin, peki ya ses senin içindeyse?
 
 


28 Nisan 2017
Todos los derechos reservados
Regístrate para añadir ÖLÜME DOKUNMAK -BASILI ESER- a tu biblioteca y recibir actualizaciones
or
Pautas de Contenido
Quizás también te guste
Gönül Kıran (Abimin Arkadaşı) de mithraae
7 Partes Continúa
Mahalle Hikayesi "Senin adın Gönül kıran." Yutkundum. Gönül Kıran... Dedim içimden. Beni anlatıyordu. Ömer abinin gönlünü öyle bir kırmıştım ki bu isimden başkası yakışmazdı bana. Cevap vermedim. Cevap da beklemiyordu aslında. "Gönül kıran." dedi ağır ağır bir kere daha. Bir yaş daha düştü omzuma. "Tüm kırıklarıma rağmen en güzel gönül yaram." Dudaklarını usulca ama izinsizce omuzumun yanına bastırdığında dudaklarımdan ufak bir soluk kaçtı. Tüm bedenim karıncalandı. "Ömer Abi." Sesim sekteye uğradı. Dudaklarını geri çekmeden öylece durdu. Sonrada hafifçe geri çekildi. "Beni sev İnci." Emir kipi gibi duruyordu ama yaptığı emir vermek değildi. Yaptığı yalvarmaktı. Bir sonraki adımı da bu oldu. "Ne olur beni sev." Sadece bedenim değil, tüm varlığım titredi. Her bir hücrem, soluğum, her zerrem... "Beni sevmezsen ne yapacağımı bilmiyorum." dedi. İtirafı büyüktü hem de çok büyüktü. "Bu aşkla nasıl yaşayacağımı, nefes alacağımı bilmiyorum." Dudaklarından dökülen nefes az önce öptüğü yere çarpıyordu. "Nasıl bu kadar aşık oldum onu da bilmiyorum ama nefes aldırmayacak kadar çok seviyorum." Dudakları bir kere daha değdi aynı noktaya. "O yüzden..." Hıçkırdı. Ömer Abi hıçkırdı ben yutkundum. İçimden bir şeyler koptu ama yine de dudaklarımdan kelimeler dökülmedi. Ben sustum o yalvardı. "Al bu kırdığın gönlüm senindir. Dersen ki bana kırmak yetmez paramparça et." Gözünden bir damla daha yaş aktı. Ömer'in gözünden benim için üç damla yaş aktı bugün. "Yeterki," Kolları ayrıldı bedenimden, sıcaklığı kokusu... önüme geldi ve devam etti. Gözlerimin içine baka baka "sen yeterki beni sev." Dedi "Ne olur beni sev." Ve diz çöktü. Gözlerimin içine baka baka onu sevmem için yalvarıp diz çöktü. Verdiği sözü tuttu. Mahallenin en ağır adamı, ağır abi dedikleri adam bir an bile düşünmeden diz çöktü.
GÜNAHKÂR YEDİ (+18) de SofiaStarly
14 Partes Continúa Contenido adulto
"Seni yakaladım... Kurtarmadım." 1682 yılında ailesinin işlediği büyük bir günah yüzünden cadılar tarafından lanetlenen bebek, henüz bu cezanın ne kadar ağır olabileceğinden habersizdi. "Yedi Laneti" yüzünden masumiyet kelimesini unuttu. Şeytana hizmet eder gibi günah işlemeye başladı. Çünkü her yedi günde bir defa ruhu, aklı ve kalbi kontrolü kaybediyordu. Hristiyan inancına göre affedilmez sayılan 7 büyük hata vardır: öfke, kibir, açgözlülük, kıskançlık, tembellik, oburluk ve şehvet. Ölümsüzlüğü ödül sanan cahiller, Sevdikleriniz gider siz kalırsınız, içiniz yaşlandıkça dışınız gençleşir. İntihar etseniz bile iyileşirsiniz Sonsuzlukta son arayacak kadar çaresiz olursunuz. Çünkü o bunların hepsini yaşadı. O kim mi? Onun adı Siete. İspanyol dilinde bile 7 anlamına geliyor. Kimsesiz biri için zavallı bir isim. Lanetini sevmeye çalışmak işkencedir. Süresiz bir cezanın bitmesini beklemek gibi. "Beni neden polisten kurtardın?" "Seni yakaladım... Kurtarmadım." Peki bir gün, 2023'te yaptığı suçtan dolayı polisten kaçarken, yabancı bir adam onu saklarsa ne olur? Sizi koruduğunu sandığınız kişi aslında sizi mahvedecek kişiyse? Asla bulaşmaman gereken bir çetenin işini bozduğunda, liderleri seni affetmez. Hatta silahı kafanıza dayayıp vurmaya karar verebilir. Fakat senin normal biri olmadığını fark ettiğinde ne olacak? Sırrını ve ölümsüz vücudunu nasıl açıklayacaksın? Her şeyi kendi gözleriyle gördükten sonra sana ne yapacak? Belki de iş teklif eder... Bu laneti paraya çevirme şansı verir. Onun çetesine üye olduğunda istediğin günahı ve suçu işlersin. Faydalı olduğun sürece seni polisten korurlar. Ama unutma, burada ihanetin bedeli cehennemdir. Özellikle de Patron Diego'nun güvenini kaybettiğin zaman. Tuzağa düşme ve ateşle oynama. Yoksa sonunda kül olan sen olursun. Yazar: ece.pamukcu & best.repliks :)
KALBİMİN ODALARI de -nera_rosa-
4 Partes Continúa
🫀🫀 Kalp... her kalpte dört odacık bulunur derler. O odaların hepsi ise doğduğumuz ilk andan itibaren dolmaya başlar; ailemiz, arkadaşlarımız, onların içinde bile en değerlilerimiz... Biri hariç... O bir oda vardır ki en solda, en özel ve aslında en tehlikeli ve en son dolan "AŞK" ile doldurduğumuz... O insan geldiğinde girdiğinde canımıza, maviye umudun rengine boyanır kalbimiz lakin dolmazsa o odacık işte o zaman başlar keskin azaplar. Herkes farklı zamanlarda doldurmak ister o odayı; doldurup da mavi umudunu tamamlamayı. Deniz buna 17 yaşında karar vermişti, Merih ise aynı yaşta yanlış umutlarla tamamladığı odasının azabını yaşıyordu kalbinin derinlerinde. Lakin yine de en şanslıları Demir'di. Demir en büyük savaşını veriyordu o yıllarda prensesini kazanmak için. Daha 16 yaşında kafasını evin yan apartmana çevirdiğinde önce irislerini ardından kalbini gördüğü prenses içindi bu büyük savaşlar. Her masalda olduğu gibi kurtarması gerekiyordu prensesi. Peki bu prensesin kurtarılmaya ihtiyacı var mıydı? Onlar yedi tepeli şehrin en büyük aşkları... İstanbul; bir zamanların Konstantinopolis'i olan o şehrin içinde milyonlarca masal vardı Deniz, Demir ve Merih onlardan biriydiler... Kendi masallarını yazmaya karar veren, mavi umudu tamamlamak isteyen 3 fani. Yazar: Münüre Avcıoğlu Tür: Romantik Komedi 🫀🫀 •Kalbimin Odaları adında ilk kitap ✒ •Başlangıç: 26.05.2020♤23.00 •Bitiş: 26.06.2021♠️23.00 kapak tasarım: Another Graphic. 👩‍⚖Kitabımdan her hangi bir satırı kendi kitabınızda görürsem Hukuki işlem başlatırım!
Quizás también te guste
Slide 1 of 10
Gönül Kıran (Abimin Arkadaşı) cover
Ejderhanın Tutsağı cover
GÜNAHKÂR YEDİ (+18) cover
İSTİLA  cover
EJDERHA KRALA TUTSAK 2: Son Savaş  cover
DUALARIMIN PRENSESİ cover
KALBİMİN ODALARI cover
FERİT (GAY) cover
KARŞI KIYI - Tamamlandı cover
AŞK VE VATAN cover

Gönül Kıran (Abimin Arkadaşı)

7 Partes Continúa

Mahalle Hikayesi "Senin adın Gönül kıran." Yutkundum. Gönül Kıran... Dedim içimden. Beni anlatıyordu. Ömer abinin gönlünü öyle bir kırmıştım ki bu isimden başkası yakışmazdı bana. Cevap vermedim. Cevap da beklemiyordu aslında. "Gönül kıran." dedi ağır ağır bir kere daha. Bir yaş daha düştü omzuma. "Tüm kırıklarıma rağmen en güzel gönül yaram." Dudaklarını usulca ama izinsizce omuzumun yanına bastırdığında dudaklarımdan ufak bir soluk kaçtı. Tüm bedenim karıncalandı. "Ömer Abi." Sesim sekteye uğradı. Dudaklarını geri çekmeden öylece durdu. Sonrada hafifçe geri çekildi. "Beni sev İnci." Emir kipi gibi duruyordu ama yaptığı emir vermek değildi. Yaptığı yalvarmaktı. Bir sonraki adımı da bu oldu. "Ne olur beni sev." Sadece bedenim değil, tüm varlığım titredi. Her bir hücrem, soluğum, her zerrem... "Beni sevmezsen ne yapacağımı bilmiyorum." dedi. İtirafı büyüktü hem de çok büyüktü. "Bu aşkla nasıl yaşayacağımı, nefes alacağımı bilmiyorum." Dudaklarından dökülen nefes az önce öptüğü yere çarpıyordu. "Nasıl bu kadar aşık oldum onu da bilmiyorum ama nefes aldırmayacak kadar çok seviyorum." Dudakları bir kere daha değdi aynı noktaya. "O yüzden..." Hıçkırdı. Ömer Abi hıçkırdı ben yutkundum. İçimden bir şeyler koptu ama yine de dudaklarımdan kelimeler dökülmedi. Ben sustum o yalvardı. "Al bu kırdığın gönlüm senindir. Dersen ki bana kırmak yetmez paramparça et." Gözünden bir damla daha yaş aktı. Ömer'in gözünden benim için üç damla yaş aktı bugün. "Yeterki," Kolları ayrıldı bedenimden, sıcaklığı kokusu... önüme geldi ve devam etti. Gözlerimin içine baka baka "sen yeterki beni sev." Dedi "Ne olur beni sev." Ve diz çöktü. Gözlerimin içine baka baka onu sevmem için yalvarıp diz çöktü. Verdiği sözü tuttu. Mahallenin en ağır adamı, ağır abi dedikleri adam bir an bile düşünmeden diz çöktü.