Yıldızlar Kayarken

Yıldızlar Kayarken

  • WpView
    Reads 282
  • WpVote
    Votes 14
  • WpPart
    Parts 2
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Apr 8, 2017
WpInfo
Fiction
Romance
Mısra Öztürk Her zaman geldiğim uçurumun kenarına bu sefer başka bir derdim için gelmiştim.16 yıl boyunca yanımda olan babam artık yanımda olamayacaktı,babamın vefadı aklımdan hiç çıkmadığı halde beynimin bana oynadığı oyunla babamla hatıralarımız gözümün önüne geldi,hıçkırıklarım ıssız uçurumda yankılanmıştı derdime ortak olan bu uçuruma beni ilk kez babam getirmişti uçurum denizin biraz ilerisindeydi ve yıldızlar tüm ihtişamıyla bana göz kırpıyordu o anda yanımda bir kıpırtı hissettim gece vakti buraya kim gelirdi ki göz ucuyla sağıma baktığımda gözümden akan yaşlar nedeniyle etrafı bulanık görüyordum bana doğru uzatılan mendili alıp gözlerimden akan yaşları sildim karşımda aşağı yukarı benim yaşlarımda bir çocuk duruyordu çocuğu umursamadn denizi izlemeye başlamıştım ki çocuk yanıma oturdu başımı gök yüzüne çevirdiğimde adeta büyülenmiş gibiydim yıldızlar teker teker intihar ederken yüzümde minik bir tebessümle meteor yağmurunu izledim babamın son kez bana veda ettiğine inanıyordum yada sadece beynimi kandırmak istemiştim yanımda varlığını unuttuğum çocuk fısıltıyla "Dilek tut" dediğinde aklımda tek bir şey vardı "Lütfen bunlar kötü bir kabus olsun."
All Rights Reserved
#37
atlantis
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • ALİN | Gerçek Aile
  • Mafyaymısmıs
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • KORKUT / bxb
  • Sirayet|Texting
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines