"Söylesene," diye fısıldadım. "Geçmişte kilitli kalan bir kalp, gelecek için nasıl atar? Kaybolan bir ruhu bulmak için hangi yoldan gitmeliyim?"
"Nereye gideceğini biliyor musun?"
"Hayır," diye mırıldandım, başımı iki yana doğru bir tür transa girmiş gibi usulca sallayarak.
"Hangi yoldan gittiğininde bir önemi yok."
Gökçe, 20'li yaşlarının başında olan eroin ve esktazi bağımlılığının pençesine düşmüş bir genç kızdır. Hayatta tutunduğu tek şey uyuşturucu bağımlılığının yanı sıra, bilinç altını tuvallerine süslediği resim dalıdır ve çocukluğundan itibaren en büyük hayali büyük bir ressam olmaktır.
Ancak hayatın onu bağımlılığının dışında sınayacağı başka sürprizlerde vardı. Birgün ağır bir uyuşturucu komasına giren genç kızın tekrar döndüğü hayat aynı hayat olmayacaktı. Düştüğü tavşan deliğinin çıktığı diğer ucunda onu geçmiş, bugün ve gelecek bekliyordu.
Bir kaldırımın köşesinde buldum hayalimi.
Gözlerimi kapattım, bıraktım avucuna kalbimi.
Dedi ki, sonuna kadar tutacak mısın elimi?
İçimden cevapladım, birlikte tırmanacağız tüm merdivenleri.
Mumlar üfledim, dilekler diledim.
Kayan her yıldızda adını sayıkladı dilim.
Ve o bana doğru tek bir adım geldiğinde
Ben hiç gitmesin diye bütün yolları denedim.
🏀
"Doruk?" dedim heyecanla. Bakışları yüzümde oyalanmaya devam ettikçe duramadım yerimde. Bir şey söyleyecekti. Bir şey söylemek için buradaydı. "Kaptın mı formayı?"
"Feza," dedi ve seri adımlarla ona doğru ilerlediğim sırada o da birkaç adım yaklaştı bana. Sadece ismimi söylemişti ama heyecanını yansıtması için bu yeterliydi. Devam etmesini beklerken kalbim yerinden çıkacak gibiydi. "Kaptık formayı."