Umutlar Yeşerirken

Umutlar Yeşerirken

  • WpView
    Reads 140
  • WpVote
    Votes 38
  • WpPart
    Parts 3
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Wed, Jun 14, 2017
Kadın için rüya idi herşey. Özgürlüğe hapsolmuştu sanki bedeni. Sevgi dolu kalbinde bir sevgi barındırmak mıydı aşk? ya da onun için vazgeçilmez bir özgürlük mü? Bunu zaman. gösterecekti. Acı dolu zamanlarını unutmuşken tekrar acı dolu zamanlar geçirmekti bütün olayı... Peki şimdi ne yapacaktı? Canından çok sevdiği, can parçam dediği adamı kaybettikten sonra ne yapacaktı? Bütün umutları küllere dönerken o bir daha nasıl sevecekti? Üstelik karnında minik bir kalp daha taşırken... İçinde umutsuzluğun umut beslediği bir hikaye okumaya ne dersiniz? Sizler için nice emeklerle yazdığım bu hikayeyi okuyup beğenmenizi temenni ediyorum. Şimdiden değerli okurlarıma teşekkürlerimi sunuyorum.
All Rights Reserved
#156
merve
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Vatan Uğruna
  • Karven
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik
  • Sessiz Yemin
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • Halısaha |texting

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailme konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines