Konsey
  • WpView
    Reads 200
  • WpVote
    Votes 36
  • WpPart
    Parts 2
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, May 6, 2017
WpInfo
Fiction
Science Fiction
Yalnız olduğum günlerde bazen öyle bunalıyorum ki, küçük evimin içerisindeki her minik adımımda büyük olduklarını sandığım düşüncelerim farklı yönlerde at koşturuyor. İşte o zaman anlıyorum; yalnız değilim yine. Kafamın içinde eskiden konuşan en fazla bir iki dostum vardı lakin şimdilerde büyük toplantılar yapacak kadar sayıları arttı ve kendilerine 'konsey' adını verdiler. Gerçek bir derin devlet, gerektiğinde gerçek bir hükümet. Konsey, özellikle yalnız olduğumda sık sık toplanıyor ve gelecek hakkında demokratik ortamda kararlar alıyor. Demokrasinin güzel yanları var tabi herkes eşit paydaya sahip. Peki demokrasinin hakim olduğu bu konseyde kötü karakterlerin sayısı daha fazla ise? O zaman ne yapılması gerekiyor
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • KROM VE KEMİK
  • Vortaris
  • Albay Kızı
  • YAPAY KALP +21
  • On Üçüncü Pay
  • Asena deniz (gerçek ailem)
  • KIYAMET TOHUMLARI
  • ŞAHMARANLAR ( AŞİRET AİLEM )
  • DUHUL

"Yukarıda, bulutların üzerindeki o steril fanusta yaşayanlar için hayat bir oyundu. Aşağıda, çamurun ve pasın içindeki bizler içinse sadece nefes alma savaşı." Adım Yenal. Ama bu lanet şehrin arka sokaklarında, neon ışıklarının altında bedenimi ve yumruklarımı satarken herkes bana Nox der. Kurallarım basitti: Asla güvenme, asla yalvarma ve tek varlığım olan kardeşini hayatta tut. Ta ki o geceye kadar. Pars... Şehri yöneten Konsorsiyumun tek varisi. Damarlarında kan yerine sıvı altın akan, insanlara baktığında sadece fiyat etiketleri gören o kibirli prens. Beni o kulüpte, ayaklarının dibine atılan paraları toplarken izledi. İğrendi. Aşağıladı. Ve sonra, hayatımın iplerini eline aldı. Kardeşimi yaşatmak için, nefret ettiğim o adamın dünyasına girmek zorundayım. O, beni satın aldığını, bana sahip olduğunu ve irademi kırabileceğini sanıyor. Beni evcilleştirebileceğini sanıyor. Ama unuttuğu bir şey var: Sokaklar, saraylara benzemez. Ve biz sokak köpekleri, tasmamız ne kadar sıkı olursa olsun, ısırmaktan vazgeçmeyiz. Biri kromdan bir tanrı, diğeri etten ve kemikten bir isyancı. Biri yok etmeye, diğeri hayatta kalmaya yeminli. Mülkiyet yasaları, kalbin ritmini durdurabilir mi?

More details
WpActionLinkContent Guidelines