Ao no Exorcist

Ao no Exorcist

  • WpView
    Reads 299
  • WpVote
    Votes 12
  • WpPart
    Parts 3
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Mon, Oct 9, 2017
WpInfo
Fiction
Fantasy
Dünya, ayna gibi birbirine zıt iki farklı boyuttan oluşmaktaydı: İnsanların yaşadığı Assiah ve iblislerin hüküm sürdüğü Gehenna. Bu iki boyut arasında iletişim ve seyahat mümkün olmamasına rağmen iblisler, insanların ruhlarını ele geçirerek Assiah'a ulaşabiliyorlardı. İblislerin tanrısı Şeytan, kendisini barındırabilecek kadar güçlü bir insan bulamadığı için Gehenna'da sıkışıp kalmıştı. Bunu aşmak için, bir insan kadınından Okumura Rin adında bir çocuk sahibi oldu. Şeytan'ın oğlu, babasına yardım edecek mi, yoksa başka bir şeye mi dönüşecek? Bir ruh kovucuya mı? Not:Soldan sağa doğru okunur
Creative Commons (CC) Attribution
#195
çizgiroman
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • KORDELYA
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ-Düzenleniyor-
  • FIRTINA ZAMANI
  • Kanlı Lordun Gelini
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • KIZIL GECE

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines