IVEROS

IVEROS

  • WpView
    Reads 567
  • WpVote
    Votes 12
  • WpPart
    Parts 11
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Thu, Aug 10, 2017
Yazar: Mert Berke ÇİL Editör: Tuğba KARABULUT (HİKAYEM TAM OLARAK BİTMEMİŞTİR. YAKIN BİR ZAMANDA DEVAMI GELECEKTİR. ATICAĞINIZ YORUMLAR ERKEN GELME OLASILIĞINI ARTIRACAKTIR. HİKAYE YAZMADA AMATÖRÜM. KUSURUMA BAKMAYIN. ) Hikayemizin geçtiği sene 1853'ler bundan 300/400 yıl önce insanlar Iveros'ta madencilik yaparken antik, dairesel şekilde bir kapı bulurlar. Bu kapının ortasındaki mor kürenin içinde ansidyum maddesi vardır. Madenciler bu kapıyı çıkardıktan sonra kapının kolları olduğunu fark ederler. Kapıyı açtıkları zaman Ortasyus evrenine açılan bir portal açılır. Ortasyus evrenindeki canavarlar madencilere saldırır. Derken, olay yüzyıllar boyu savaş olarak büyür. Kapı 2 ay açık kaldıktan sonra gelen Ortasyusların nüfusu 3.000.000'u bulmuş. Ve Kapının kapanmasının Sebebi ise kapının ortasındaki kürenin çalışması için ansidyum maddesi gerekiyor. Kapı açık kaldığı sürece içindeki obsiryum maddesi tükenmeye başlıyor. Bu madde hem Ortasyus'ta hem de Dünya'da var. Ana maddeyi bulmak neredeyse imkansız. Çünkü insanlar Ortasyuslular bulamasınlar diye bu maddeyi çok uzaklara gömmüşler. Ortasyus evrenindeki canavarlar kendi ekosistemleri mahvolmuş, açlık ve susuzlukla mücadele ediyorlar. Bu yüzden amaçları Dünyamıza yerleşmek. Dünyamızda 3 tane kıta vardır. Urya, Halos ve Ortasyusluların istila ettikleri Iveros Kıtası. Iveros Kıtasındaki bütün insanlar 10 yıl önce ölmüş ve Iverosta'ki Ortasyusluların sayısı ise şu anda neredeyse 20 katına çıkmıştır. Iveros artık Ortasyuslarındır.Urya ve halos 1903 döneminde yaşasada Iveros'un yarısı 1903 dönemine ait. Diğer yarısı ise Orasyusluların kültüründe olduğu için Ortaçağ dönemi gibi yaşamayı tercih etmişlerdir.
All Rights Reserved
#875
savaş
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • SİYAHIN BEYAZI
  •  ABİLERİM Mİ?
  • Cemre Karadeniz'e Düşerse/GERÇEK AILEM
  • Gerçek Ailem~ Eliz
  • DELİ YÜZBAŞI (+21)
  • Aile Sırları
  • HER KİMSEN
  • ISSIZ ADA (+18)
  • KURTBEY

Miray Aras, hastanenin yoğun kokusu ve telaşlı kalabalığı arasında, beyaz önlüğünün eteklerini uçuşturarak odasına doğru ilerliyordu. Uzun bir nöbetin yorgunluğu omuzlarına binmişti ki, genç bir hemşire nefes nefese yanına yaklaştı. "Miray Hocam, Başhekim Murat Hoca sizi odasında bekliyor. Önemli olduğunu söyledi," dedi hemşire. Miray, yorgunluğunu bir kenara itip rotasını başhekimliğe çevirdi. Murat Bey disiplinli bir adamdı; eğer çağırıyorsa bu ya yeni bir vaka ya da ciddi bir durum demekti. Koridorun sonundaki kapının önüne geldiğinde duraksadı, üzerini düzeltti ve kapıyı sertçe çaldı. İçeri girdiğinde çalışma masasının önünde, her zamanki profesyonel duruşuyla dikildi. Gözleri masanın önündeki boş koltuklara kaydı, ardından Murat Bey'in koltuğuna baktı. Koltuk arkası dönük duruyordu. Murat Hoca'nın orada olduğunu düşünerek hafifçe boğazını temizledi: "Buyurun hocam, beni çağırmışsınız?" Koltuk yavaşça, gıcırdayarak öne doğru döndü. Ancak Miray'ın karşısında görmeyi beklediği babacan Başhekim yoktu. Onun yerine, pahalı takım elbisesi içinde oldukça genç, keskin hatlı ve fazlasıyla yakışıklı bir adam oturuyordu. Adamın yüzünde, zafer kazanmışçasına kibirli bir gülümseme yayıldı. Miray kaşlarını çatarak bir adım geri gitti. "Siz kimsiniz? Murat Hoca nerede?" Genç adam, sanki karşısındaki şaşkınlıktan keyif alıyormuş gibi arkasına yaslandı. Bakışları Miray'ı tepeden tırnağa süzdü. "Murat Hoca yok, ben varım," dedi sesi buz gibi bir özgüvenle. Ardından tek kaşını kaldırarak ekledi: "Abin Civan Mirhanoğlu. Sonunda tanıştık ha, kardeşim?" Miray olduğu yerde donup kaldı. Beyni bu cümleyi idrak etmekte zorlanıyor, hastanenin uğultusu kulaklarında kesiliyordu.

More details
WpActionLinkContent Guidelines