Bir Dicle Masalı

Bir Dicle Masalı

  • WpView
    Odsłon 875
  • WpVote
    Głosy 29
  • WpPart
    Części 1
WpMetadataReadW trakcie
WpMetadataNoticeOstatnia publikacja śr., cze 26, 2024
İste o güzeller güzeli Dicle İsminin anlamını hakikiyle taşıyan o Dicle yürüyüşünde Asalet akan Her zaman töre yi umursamayan Her türlü sevdigi en çok ta kendi için kafa tutan o Dicle . . . . Her zaman o yüreğimin ve mantığımın sesini dinleyerek hareket eden o kızım ben hiç bir zaman sevdiği için değilde kendi özgürlüğü için kafa tutan o kız olarak biliniyorum töre ne ki bir kaç kişinin güçsüz insanların kadınların özgürlüğünü hakkını kısıtlamaya çalışan bir gelenek kimse benim özgürlüğümü elimden alamaz günü geldin mi kafa tutarım günü geldin mi mermiye atlarım Günü geldin mi ölümü göze alırım Abi + Kendi ölümünü göze alman çok hoş Dicle son kez diyorum dediğimizi kabul ediyormusun yoksa töre yi çiğneyip ölmek mi istiyorsun - Töre canı cehenneme dediğinizi hayata kabul etmiyorum Diclenin abisi Dicleye silahı tutar ve (Silah sesi yankılanır)
Wszelkie Prawa Zastrzeżone
Dołącz do największej społeczności pisarskiejOtrzymuj spersonalizowane rekomendacje dzieł, zapisuj ulubione dzieła w bibliotece oraz komentuj i głosuj, aby rozwijać swoją społeczność.
Illustration

To może też polubisz

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Karven
  • Halısaha |texting
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA
  • Sessiz Yemin
  • Vatan Uğruna

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabinda hem Gercek ailme konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım. ​Evden dışarıya çıktığım günleri toplasam bir ayı geçmez. "Peki nasıl okula gidiyorsun?" diye sorabilirsiniz. Mithat Yel çok zengin biriydi ve öğretmenleri buraya, bu dağ başındaki malikaneye getiriyordu. Doğduğumdan beri bu ıssız, gözlerden uzak yerde yaşıyordum. Bu altın kafesten kurtulmak için 15 yaşımdan bu yana tam üç kez kaçmaya çalıştım. Ve her yakaladığında, karşılığını misliyle, hatta fazlasıyla verdi. ​Ama bu dördüncü denememdi. Ve bu sefer, geri dönm

Więcej szczegółów
WpActionLinkWytyczne Treści