bir ask hikayesi

bir ask hikayesi

  • WpView
    Reads 36
  • WpVote
    Votes 3
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Wed, May 24, 2017
14 Mayıs ta aşık oldum sadece bir mesajla başlamıştı benim aşkım ben ondan o benden sakladı ama ikimiz'de biliyoruz bir birimizi sevdigimizi ama cesaret edemiyorduk söylemeye bir gün baktım karşı taraf bana seni seviyorum dedi hiç hayır der miyim bende seni seviyorum dedim o günden sonra başladı benim aşkım ben hiç pişman olmadım olmamda hani bazı aşklar var havga ederler hemen ayrılırlar bizde oda yoktu tartisirdik arada beş on dakika gectimi barisiyorduk kedi köpek gibiydik çok seviyorduk birbirimizi ama o dort yılın içerisinde sadece iki kere buluştuk kim dayanir'ki öyle biz seviyorduk ayrilamiyorduk ama bazen nekadar seversen sev onun kılınan zarar gelmesini istemedim sonumuz kötüye gitti sıkıntılar çıktı benim gözümün önünde sevdiğim kızı yipratiyorlardi ben ona dayanamadım saçının teline zarar gelmesin diye ayrıldım ne olursa olsun ben omurmun yetigi kadar sevecem ayrı ola bilirim ama gönlüm halla onda ve halla deliler gibi asigim sadece zarar gelmesini istemiyorum rapim korusun seni seni çok ama çok seviyorum
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • KORDELYA
  • FIRTINA ZAMANI
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ +18-Tamamlandı-
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • Kanlı Lordun Gelini
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • KIZIL GECE

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines