Alaylı bir gülümsemeyle büküldü dudağım. Bir zaman sonra onu bile yapamıyıcaktım. Kimi kandırıyorum bitmiştim işte . Kendimi uçurumdan sarkıtmamam için nedenim,aslında hiç bir nedenim yoktu. Zaten ne fark ederki ha bir iki gün sonra ha şimdi. Ayaklarıma komut verip uçurumun ucuna doğru ilerledim. Tam hırçın dalgaların davetine karşılık verecekken...
Arkadan duyduğum sert nefeslerle buraya tek başıma gelmediğimi hatırladım. Buraya onunla gelmiştim. Uçurumun dibindeki dalgalardan bile daha dalgalı adamla. Uçuruma dönük vücudumu ona doğru hareket ettirecekken bir daha bu cesareti gösteremiyeceğimi biliyordum. Ona dönmeden varlığından cesaret alarak bir adım daha yaklaştım uçuruma. Artık benim elimdeydi. Ne zaman istrsem ozaman gidecektim. Ama önce açıklama yapmam gereken biri vardı. Dudaklarımı araladım kapanınca tekrar açtım, kapanınca tekrar açtım. Ama bir türlü o kelime dökülmedi. Yitip gidiceğimi bağıran sözcük dökülmedi dudaklarımadan. Ne kadar zor olursa olsun dökülücekti. Uçurumu sonlandıracağım adımı atmadan önce fısıltı şeklinde çıkan sesimle
"Ölüyorum"dedim.
Gerisimi? Gerisi uçurumun davetkar dalgalarıyla buluşmak için attığım adımımdı...
Yayınlanma tarihi; 30\05\2017
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
''Aras Boran Demirkan'' adlı kişiyi ''Sıkıntılı Müvekkil'' olarak kaydettiniz.
Siz:ya sen manyak mısın?! (02.54)
Siz:Bak gerçekten soruyorum bir sıkıntın varsa söyle.
Siz:ben sana bana bela çıkarma dedikçe sen neden beni zorluyorsun?