Ateşle Oyun

Ateşle Oyun

  • WpView
    Reads 37
  • WpVote
    Votes 6
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadMatureComplete Wed, May 31, 2017
WpInfo
Fiction
Romance
17 yıldır hiç görmediğim ailemden ayrı tanımadığım kişiler tarafından esir altındaydım. Binlerce kez kaçmaya çalışmıştım. Her kaçışımda bir o kadar daha canım yanmıştı. Ne kadar çabalasam da içine düştüğüm bu kuyu çok derindi ve o kuyuda yalnızdım. Sırlarla dolu hayatımda yaşadıklarım ruhuma çok ağır yaralar bırakmıştı. Tam hayattan ümidimi kesmişken, hiç beklemediğimiz bir anda mucize olur ya hani.. Hep bekleyip hiç inanmadığımız, işte o mucize gerçek olmuştu. Bir anda hiç anlam veremediğim şekilde önüme içinde bulunduğum bu kuyudan beni çıkartmaya çalışan bir kişi çıkmıştı. °•°•°•°•° Peki sırlarla dolu hayatımda bana oynanan bu oyunun sorumlusu kimdi? Ne tür bir çıkmazın içindeydim? Ve beni, ruhumun ağaçtan düşen bir meyve gibi çürüyüp gitmesine neden olan bu oyunun içinden çıkartacak olan kalbimin sesi miydi? Ne tür bir oyunda kukla olduğumu bilmiyordum ama yakın bir zamanda bunu bulacaktım. °•°•°•°•°
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • 𝖢𝖠𝖭𝖧𝖨𝖱𝖠Ş •𝖣İ𝖫𝖣𝖠𝖱•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR....
  • Acımasız Ağa(Tamamlandı✓)
  • Derin(Gerçek ailem)❆
  • SEMT ABİSİ /Yarı texting
  • Söyle Bana Demonio
  • MİNEL
  • LİNA
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • Sen ve Ben
  • Milli Tasarımcı // Yarı Texting

"O silahı elinden indir!" dediğimde, yan duran vücudunu ağır ağır bana doğru çevirdi ama o silah abimin alnına daha da bastırıldı. Yüzündeki sinsi tebessüm meydandaki herkesin yüreğini sıkıştırıyordu. "Yoksa?" diye soruşu, meydandaki bütün insanları endişelendirmeye yeterdi. Kalabalığın nefesi bir anlığına tutulmuş gibiydi. Çenemi herkesin inadına dikleştirip, gözlerimi onunkilere kilitledim. "Yoksa sana yemin olsun! Bu meydanı kanınla yıkarım!" diye bağırdım. Sözlerim gökyüzüne çarpıp geri indi, meydanda taş kesilmiş onlarca insanın üzerinde yankılandı. "Efsun!" diyen abime bakmadım. Gözlerim, kanla kaplanmış yüzüne kayacak olursa gardımın düşeceğini biliyordum. Onun bitap nefesi bile içimdeki öfkenin dengesini bozabilirdi. "Demek kanım ile yıkarsın ha!" dediğinde, fısıltısı bile meydanı inletti. Sanki rüzgar, sesi alıp bütün taş sokaklara taşıdı. Kalabalık tek bir ağızdan derin bir nefes aldı, kimse kıpırdamaya cesaret edemedi. "Azad ağa, yaparım bilirsin! Bu seni ilk vuruşum olmaz!" deyişimin ardından kaşları çatıldı. Çelik gibi bakan gözleri bir anlığına karardı. O an kalabalıktan birkaç kişi korkuyla geriye doğru koştu; ayak sesleri taş zeminde yankılandı. Koskoca Mardin! Her taşında kanın, her sokağında intikamın yankılandığı o şehir... En iyi o bilirdi; yıllar önce nasıl AZAD KARAASLAN'ı gözümü bile kırpmadan vurduğumu. O gün güneş batmamıştı sanki, Mardin yasa bürünürken Diyarbakır'da zılgıtlar eşliğinde birçok kapıda düğün yapılmıştı. Gözyaşı ile kahkaha aynı anda yükselmişti gökyüzüne. Ben, EFSUN ŞANLI... Yıllar önce babamın kanını akıtan adamın kanını bu meydanda dökmüştüm. Zerre korkmadan, zerre aşkımı aklıma getirmeden. O an kalbimde ne kadınlık ne merhamet kalmıştı; sadece intikamın soğuk ve keskin tadı vardı.

More details
WpActionLinkContent Guidelines