Nefs-i Aşk

Nefs-i Aşk

  • WpView
    Reads 235
  • WpVote
    Votes 7
  • WpPart
    Parts 5
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Fri, Feb 16, 2018
Kimine göre "kadın" bir ihtiyaç , kimine göre de bir "sevgi" dir. Peki "kadın" sizce bir erkeğe mutluluk verecek kadar güçlü müdür? Kimse bilemez hele de yaşamadan. Atalarımız'ın da dediği gibi "Kadınlar bizi sevdikleri zaman, her suçumuzu bağışlarlar." Sözde bu sözler de haklı çıktıklarını zannederler erkekler ama aslında yanılırlar. Çünkü asıl kadın sevdiği zaman affetmesi kolay olmaz, sevdiklerine daha çok kırırlar ama belli etmezler. Emre de bu söze inananlardan ve her sevgili olduğu kadını da acımadan aldatan bir adam. Çünkü kadınlardan ölesiye nefret eder, tıpkı annesinin ondan nefret etmesi gibi. Ne kadar da kolay değil mi anne-oğulun birbirinden nefret etmeleri? Peki Emre annesine olan nefretini bir gün yenecek mi yoksa bu nefret duygusu ölene kadar devam mı edecek? Peki ya Aslı gibi "feminist" biri çıkarsa karşısına ve "kadın" haklarını savunan ve kendini asla ve katiyen ezdirmeyen biri olursa , Emre'nin hiç şansı olmaz bence. Hele de Emre zoru seven bir insan olunca da Aslı'nın peşini bırakmaz. Peki Aslı buna izin verir mi? Bence vermez. ** ** ** "Hadi ama prenses , benim bu kalbimi kıramazsın." Emre artık sınırları zorluyordu. Ve pes etmeye de niyeti yoktu ama Aslı artık sinirleniyordu ve bu sinirle Emreyi dövebilirdi. "Prenses senin Anandır . Kalbinin kırılması umrumda bile değil. Keşke kafan kırılsaydı da aklın başına gelseydi ..." Emrenin kızın böyle sinirli konuşması hoşuna gidiyordu. Ama Aslı katiyen Emreden hoşlanmamıştı çünkü erkekler ona göre sapık, öküz ve caniydi. ** ** ** İste yeni bir hikaye. Benim için kadının değeri her zaman ön plandadır. Burada "Kadın" a verilen önemi ve bir erkeğin kadına dokunmadan da sevdiğini anlatacağım. Umarım beğenirsiniz canlar 😊😊
All Rights Reserved
#46
eşitlik
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • Mafyaymısmıs
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • ALİN | Gerçek Aile
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • KORKUT / bxb
  • Sirayet|Texting
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines