Gıcık Şey

Gıcık Şey

  • WpView
    LECTURAS 30,825
  • WpVote
    Votos 1,497
  • WpPart
    Partes 17
WpMetadataReadContinúa
WpMetadataNoticeÚltima publicación dom, ago 13, 2017
WpInfo
Ficción
Romance
"4 dakika." "3 dakika." "2 dakika." "1 dakika." "Hayır lanet olsun!" dedim kendi kendime. Pes etmemişti bu zamana kadar. Onu öpmem şart artık. Ne yapsam? Ölü taklidi? Hayır. Hastanlanma numarası? Bu da olmaz. Peki ya, "Sarımsak yedim öpüşemem." desem. Gerçi ertesi gün illaki öpmem gerekir. Okuldan kaçsam? Oldu Melis babam ağzıma etsin! Mert girdi sınıfa. Bana sırıtıyordu. "Biraz daha bekle. Herkes sınıfa girmedi." dedi. Oflamaya başladım. Sınıfta doluyordu. Lanet olsun ben bunu nasıl yapacağım?! Hiç sevgilimi dahi öpmedim ki dudaktan. Sınıf tamamen dolunca bana baktı. Gözlerimi kapattım. Buna mecburdum. Hadi Melis, ne olabilir ki? Yavaş yavaş ona yaklaştım. Hayır, bunu yapamam, yapmamalıyım. Ama yapmazsam korkak der bana. Biraz daha yaklaştım. Gözlerimi açtım. Derin bir nefes aldım ve dudağına yapıştım. O an hissetiğim şey çok değişikti. Sıcaktı, huzurluydu. Ama biraz da rahatsız olmamı sağlıyordu. Çünkü ben ilk defa birisini dudaktan öpüyordum. 'Lanet olsun!' Diye çığlık attı iç sesim. "En büyük aşklar nefretle başlar." Misali bir aşk hikayesi...
Todos los derechos reservados
#12
yeniçocuk
WpChevronRight
Únete a la comunidad narrativa más grandeObtén recomendaciones personalizadas de historias, guarda tus favoritas en tu biblioteca, y comenta y vota para hacer crecer tu comunidad.
Illustration

Quizás también te guste

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • Sirayet|Texting
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • KORKUT / bxb
  • ALİN | Gerçek Aile
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • Mafyaymısmıs
  • Gecenin Ucunda |  Texting

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

Más detalles
WpActionLinkPautas de Contenido