Geri dönmeyen Bahar
Bir sabah uyandığında, dünya hâlâ Sırbistan'dır.
Ama yıl artık 2025 değildir.
Nevena, adını bile yüksek sesle söylemenin tehlikeli olduğu bir çağda, kendisini hiç tanımadığı bir bedenin içinde bulur:
bir prenses olarak.
Duvarları sırlarla örülü bir sarayda,
bakışların fazla uzun,
sessizliğin fazla anlamlı olduğu bir zamanda.
Osmanlı tahtında Sultan II. Murad,
gölgelerde ise henüz kaderini bilmeyen bir şehzade vardır.
Nevena'nın bildiği şeyler ise bu çağda yasaktır:
gelecek, fetihler, ihanetler... ve kendi sonu.
Ona artık başka bir adla seslenirler.
Bu isim bir lütuf mu, yoksa bir mühür müdür, kimse söylemez.
Geri dönmenin bir yolu var mıdır?
Yoksa bazı baharlar, bir kez yaşandı mı asla geri mi dönmez?
Ve asıl soru şudur:
Nevena bu hikâyede yalnızca zamanı mı kaybetmiştir...
yoksa kendini mi?