
"Hissediyor musun?"dedi genç adam. Sesi biraz farklıydı sanki. Anlam veremedi genç kız adamının bu halde olmasına. Neden böyleydi ki? Sanki..sanki sesi titriyor gibiydi. Ağlayacak mıydı yoksa? İnanamadı genç kız. Ama kendinin sesi titrediği zaman canı yanıyor olurdu hep. Ama onun adamının canı yanmıyordu ki, sapasağlamdı. Yeni yeni idrak etmeye başlıyordu genç kız olanları. Aslında adamının canının canı yanıyordu. Nasıl ağlamazdı ki? Sorusunu tekrarladı adam, feri sönmüş gözlerine bakarak kızın. "Hissediyor musun?" Konuşmaya çalıştı genç kız. Ama bir şey engel oluyordu. Anlayamadı ve bitmek üzere olan gücünü toplayarak cevapladı genç adamı. "Neyi?" Ve sonra sonra anladı genç kız, sevdiği adamı için canını hiçe saymıştı. Kurşunun önüne atlamıştı. 'Yine olsa yine yapardım.'diye iç geçirdi genç kız. Genç adam sıktı dişlerini sonuna kadar. Kollarının arasındaki kadınına baktı. Gözlerine kenetledi gözlerini,çünkü biraz aşağıya bakacak kadar yüreği yoktu. Belki bunu ilk defa diyecekti ama kadını bunu duymayı hakediyordu. Kadınının minik elini alıp kalbinin üzerine koydu. Sonra araladı etli dudaklarını ve kelimeler kendilerini astığı iplerle bıraktılar boşluğa. "Tam buramda senin için atan o şeyi,hissediyor musun," genç kız bilincini kaybediyordu. Ama adam konuşmaktan vazgeçmedi. Kadınının bilinci kapanmadan önce fısıldadı tekrardan. "Hisset sevgilim. Çünkü sen beni bırakırsan, benden geriye bir şey kalmayacak." Ve kadınının bilinci kapandı. "Beni bırakma,Alya!" Ceyhun Haznedar, hayatında ilk kez ağlıyordu. Ceyhun Haznedar,kadını için,için için ağlıyordu.All Rights Reserved
1 parte