MUTLULUĞUM SANA EMANET

MUTLULUĞUM SANA EMANET

  • WpView
    Reads 3,084
  • WpVote
    Votes 245
  • WpPart
    Parts 12
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Wed, Jun 10, 2020
MUTLULUĞUM SANA EMANET - TEKRARDAN YANINDA ....KEYİFLE OKUYACAĞINIZ BİR KURGU DAHA 😉😉😉 "Okusa çok seveceği bir kitapsın aslında ama o , kapağa bakıp beğenmemiş " Ben hayatımı hep dolu dolu yaşadım. Öylesine değilde her anın tadını çıkararak geçiriyordum günlerimi. Ta ki o güne kadar . Hayat hiç acımadan ilk aşkımı , arkadaşımı ,sırdaşımı elimden alana kadar . Babamı alana kadar .. O günden sonra günlerin monotonlaştı. Sadece çok sevdiğim annem üzülmesin diye nefes alıyordum . Sonra olanlar daha da çekilmez bir hal aldı . Yeni arkadaşlar , Yeni şehir , yeni hayat derken nefes dahi alamadığımı hissediyordum. O , karşıma çıkana kadar .. O, ya beni bu çıkmazdan çıkaracaktı. Yada daha büyük bir çıkmaza sokacaktı. Bakalım bu sefer de Hayat elimden bu küçücük mutluluğu alacak mıydı? ? Arkadaşlar şunu söylemem gerekiyor ki MUTLULUĞUM SANA EMANET adını watpade ilk ben kullandım. Kitapta da adı geçen arkadaşım Hamide buldu. Tamamen bize ait ve orjinal .. Başlama Tarihi 04 . 07 . 2017
All Rights Reserved
#857
gözyaşı
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA
  • Karven
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Sessiz Yemin
  • Vatan Uğruna
  • Halısaha |texting

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabinda hem Gercek ailme konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım. ​Evden dışarıya çıktığım günleri toplasam bir ayı geçmez. "Peki nasıl okula gidiyorsun?" diye sorabilirsiniz. Mithat Yel çok zengin biriydi ve öğretmenleri buraya, bu dağ başındaki malikaneye getiriyordu. Doğduğumdan beri bu ıssız, gözlerden uzak yerde yaşıyordum. Bu altın kafesten kurtulmak için 15 yaşımdan bu yana tam üç kez kaçmaya çalıştım. Ve her yakaladığında, karşılığını misliyle, hatta fazlasıyla verdi. ​Ama bu dördüncü denememdi. Ve bu sefer, geri dönm

More details
WpActionLinkContent Guidelines