Bir kaza sonrası her gün aynı rüyayı gören Lia, gerçek hayatta rüyasındaki adamla karşılaşır ve kader ağını örmeye başlar.
-----
Nefesini boynuma değdirecek şekilde konuşmaya başladı ''Siyah ruhumu aldın uçak yaptın, cennette atın ama karanlıktan bir cennete, siyah güller açar Lia." cevap olarak sadece " Amaçsız, rengarenk tablomu aldın ve kocaman siyah bir boya ekledin, şahesere dönüştürdün. Ölümcül bir şahesere dönüştürdüğü hayatımı ona armağan ettim. Siyah bir örümcek ruhlarımızı siyah ağıyla ördü birleştirdi.
-----
NOT:
Bu hikayede mavi yok, kırmızı yok, pembe yok, beyaz yok, mor yok, yeşil yok. Genel olarak siyahtan başka renk yok. Hikayeme girmeden önce lüften tüm renklerden arınıp öyle giriniz.
-GÖZDE ERDOĞAN
Bir varmış, bir yokmuş...
Günün birinde upuzun bal rengi saçları olan güzeller güzeli bir kütüphaneci, sıradışı bir masal kitabı okumaktaymış.
Hayatı boyunca her daim yapayalnız olan bu kadın, masal kitabında tıpkı kendisi gibi yalnızlıktan ölen bir kadına öyle üzülmüş ki kitabın başında ağlaya ağlaya bitap olmuş.
Hüzünle masal kitabının eski sayfalarını çevirirken garip bir şeyi fark etmiş.
Okuduğu resimli kitapta hikâyesine kahrolduğu karakterin çizimi tıpkı kendi yüzüne benziyormuş.
Dehşet içinde kitabı kütüphane müdürüne götürmek için ayaklandığında üst raflardan kafasına düşen bir kitap, hayatını kaybetmesine neden olmuş.
Gözlerini kapatırken ölümün ani soğukluğu tarafından ele geçirilmiş.
Yeniden gözlerini açtığında ise okuduğu masal kitabı dışında hiçbir şey hatırlamıyormuş.
Ancak onu asıl şaşırtan, yapayalnız olduğu için üzüldüğü kadının bedeninde uyanmasıymış...
Vivara Thasisa'nın...