MARAZ

MARAZ

  • WpView
    přečtení 184
  • WpVote
    Hlasy 14
  • WpPart
    Části 3
WpMetadataReadRozepsáno
WpMetadataNoticeNaposledy publikováno pon, led 13, 2020
Dört yıl öncesin de veba hastalığı tüm İtalya'yı saracak ve sevdiklerini bir bir kaybedeceksin deseler, sanırım sadece gülerdim. Kim bilebilirdi ki bir anda tüm ülkeyi böyle bir ilettin sarabileceğini. Bu illet benden babamı, kız kardeşimi, bir çok akrabamı ve arkadaşlarımı aldı. Her seferin de daha ne kadar yıkılabilirim dediğimde sevdiklerimden birini daha kaybettim. Sanırım artık alışmaya başladım diyemeyeceğim çünkü her seferinde daha büyük bir sarsıntıyla yıkılıyordum. Hâlâ nasıl ayakta kalabildiğimi bilmiyorum ama kalmam gerektiğini çok iyi biliyordum. Ailemden geriye annem , kardeşim ve benden başka kimse kalmadı zaten. Tek ben kalsaydım hiç durmadan intihar ederdim ama tek değildim. Onları böyle bir cehennemin içinde bırakamazdım.
Všechna práva vyhrazena
#6
maraz
WpChevronRight
Připoj se k největší komunitě vypravěčůZískej personalizovaná doporučení příběhů, ukládej si oblíbené do své knihovny a komentováním i hlasováním buduj komunitu.
Ilustrace

Taky se ti může líbit

  • SİYAHIN BEYAZI ( ARA VERİLDİ)
  • Gerçek Ailem~ Eliz
  • DELİ YÜZBAŞI (+21)
  • KURTBEY
  • Aile Sırları
  • Cemre Karadeniz'e Düşerse/GERÇEK AILEM
  • HER KİMSEN
  • ISSIZ ADA (+18)
  •  ABİLERİM Mİ?

Miray Aras, hastanenin yoğun kokusu ve telaşlı kalabalığı arasında, beyaz önlüğünün eteklerini uçuşturarak odasına doğru ilerliyordu. Uzun bir nöbetin yorgunluğu omuzlarına binmişti ki, genç bir hemşire nefes nefese yanına yaklaştı. "Miray Hocam, Başhekim Murat Hoca sizi odasında bekliyor. Önemli olduğunu söyledi," dedi hemşire. Miray, yorgunluğunu bir kenara itip rotasını başhekimliğe çevirdi. Murat Bey disiplinli bir adamdı; eğer çağırıyorsa bu ya yeni bir vaka ya da ciddi bir durum demekti. Koridorun sonundaki kapının önüne geldiğinde duraksadı, üzerini düzeltti ve kapıyı sertçe çaldı. İçeri girdiğinde çalışma masasının önünde, her zamanki profesyonel duruşuyla dikildi. Gözleri masanın önündeki boş koltuklara kaydı, ardından Murat Bey'in koltuğuna baktı. Koltuk arkası dönük duruyordu. Murat Hoca'nın orada olduğunu düşünerek hafifçe boğazını temizledi: "Buyurun hocam, beni çağırmışsınız?" Koltuk yavaşça, gıcırdayarak öne doğru döndü. Ancak Miray'ın karşısında görmeyi beklediği babacan Başhekim yoktu. Onun yerine, pahalı takım elbisesi içinde oldukça genç, keskin hatlı ve fazlasıyla yakışıklı bir adam oturuyordu. Adamın yüzünde, zafer kazanmışçasına kibirli bir gülümseme yayıldı. Miray kaşlarını çatarak bir adım geri gitti. "Siz kimsiniz? Murat Hoca nerede?" Genç adam, sanki karşısındaki şaşkınlıktan keyif alıyormuş gibi arkasına yaslandı. Bakışları Miray'ı tepeden tırnağa süzdü. "Murat Hoca yok, ben varım," dedi sesi buz gibi bir özgüvenle. Ardından tek kaşını kaldırarak ekledi: "Abin Civan Mirhanoğlu. Sonunda tanıştık ha, kardeşim?" Miray olduğu yerde donup kaldı. Beyni bu cümleyi idrak etmekte zorlanıyor, hastanenin uğultusu kulaklarında kesiliyordu. Sonradan düzenlenecektir!

Více informací
WpActionLinkPokyny k obsahu