"Yaşayıp da sevilmemek mi daha zor yoksa yaşamayıp da sevmek mi?" Kaskatı kesildim, ona sorduğum soruyu bu sefer o soruyordu.
"Sevilmiyorsan zorlamayacaksın Salı..." elinin tersiyle yanağımı okşadı, gözlerine bakmam için çenemden tutup çok hafif yukarı kaldırdı. "Çok güçlü olduğunu sana söylemeyeceğim."
Yanağımdaki eli tenime değmeden usulca elime gitti, parmak eklemlerimi yavaşça okşayıp göğüs hizama gelene kadar yukarı çıkardı. Elimi kalbimin üstüne koyup, kendi elini de elimin üzerine yerleştirdi. "Burası senin ne kadar güçlü olduğunu," boşta kalan elinin işaret parmağını şakağıma acıtmadan bastırdı. "Buradan daha iyi biliyor."
Kızaran gözlerimi kırpıştırdım, ona bakmamak istedim, çenemdeki elinin tutuşu sıkılaştı.
Beni hep aciz durumlarda görmüştü, ruhumun çıplaklığına tanık olmuş, yüzüne yerleşmiş alaycı ifadesini bu zamanlarda bana göstermekten sakınmıştı. İrileşmiş gözlerinde şefkati soluyabiliyordum.
"Hayatımdan bir gün çıkacaksın biliyorsun değil mi?" Bildiğim ama sormaktan geri kalamadığım sorunun cevabını duymaktan korktum ama dikkatli bakışlarımı gözlerinden çekmedim.
Güldü, alt dudağını ısırarak, bal renkleri kısılıp kalbimin adını bilmediğim duyguyla çarpmasını sağlayacak şekilde güldü. Gülüşü alay barındırmıyordu, saf neşeydi.
"Eğer bir gün hayatından çıkarsam geri daha güzel dönmek için çıkmış olurum." dedi alt dolgun dudağını ağzının içine aldı, gözlerinden tekini kapatıp düşünür gibi yaptı ve devam etti. "Ama sanmıyorum, çıkmam bence." çapkınca göz kırptı.
Bir kaldırımın köşesinde buldum hayalimi.
Gözlerimi kapattım, bıraktım avucuna kalbimi.
Dedi ki, sonuna kadar tutacak mısın elimi?
İçimden cevapladım, birlikte tırmanacağız tüm merdivenleri.
Mumlar üfledim, dilekler diledim.
Kayan her yıldızda adını sayıkladı dilim.
Ve o bana doğru tek bir adım geldiğinde
Ben hiç gitmesin diye bütün yolları denedim.
🏀
"Doruk?" dedim heyecanla. Bakışları yüzümde oyalanmaya devam ettikçe duramadım yerimde. Bir şey söyleyecekti. Bir şey söylemek için buradaydı. "Kaptın mı formayı?"
"Feza," dedi ve seri adımlarla ona doğru ilerlediğim sırada o da birkaç adım yaklaştı bana. Sadece ismimi söylemişti ama heyecanını yansıtması için bu yeterliydi. Devam etmesini beklerken kalbim yerinden çıkacak gibiydi. "Kaptık formayı."