Viyola
  • WpView
    Reads 2,008
  • WpVote
    Votes 1,485
  • WpPart
    Parts 9
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Sep 16, 2017
#27 Macera İçinde(20.08.2017) Başlama tarihi: 04.07.2017 MADAM AMELIA'NIN HAYATI Madam Amelia, 1730 yılında İngiltere de doğmuştur. 20 yaşında annesi Isabell'in ani ölümüyle birlikte teyzesi onu kendi köşküne alır. Babasıyla hiç tanışmayan Amelia teyzesiyle kalmaya başladığı günden beri boşluktadır. Psikolojik sorunlar yaşayan teyze, Amelia ile iki zıt karakterdir. Doğuştan görme engeli ve yürüme engeli olması da Amelia'nın hayatının en büyük zorluklarındandır. Günlerine çevresine hasret duyarak başlayan Amelia, bir gece beklenmedik bir ses işitir. Bu ses yüreğine sımsıcak bir el gibi değer. Peki bu ses neye aittir? Geceleri çalan bu etkileyici ses Amelia için ne kadar önemli olacaktır? Göremediğini bildiği halde ömürünün sonuna kadar bu sesi sadece işitmekle mi yetinecektir? Peki ya, bundan daha fazlası varsa? _______________________________________ ©Tüm hakları saklıdır.
All Rights Reserved
#128
kör
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • SİYAHIN BEYAZI
  • DELİ YÜZBAŞI (+21)
  • ISSIZ ADA (+18)
  • Cemre Karadeniz'e Düşerse/GERÇEK AILEM
  •  ABİLERİM Mİ?
  • Aile Sırları
  • KURTBEY
  • Gerçek Ailem~ Eliz
  • HER KİMSEN

Miray Aras, hastanenin yoğun kokusu ve telaşlı kalabalığı arasında, beyaz önlüğünün eteklerini uçuşturarak odasına doğru ilerliyordu. Uzun bir nöbetin yorgunluğu omuzlarına binmişti ki, genç bir hemşire nefes nefese yanına yaklaştı. "Miray Hocam, Başhekim Murat Hoca sizi odasında bekliyor. Önemli olduğunu söyledi," dedi hemşire. Miray, yorgunluğunu bir kenara itip rotasını başhekimliğe çevirdi. Murat Bey disiplinli bir adamdı; eğer çağırıyorsa bu ya yeni bir vaka ya da ciddi bir durum demekti. Koridorun sonundaki kapının önüne geldiğinde duraksadı, üzerini düzeltti ve kapıyı sertçe çaldı. İçeri girdiğinde çalışma masasının önünde, her zamanki profesyonel duruşuyla dikildi. Gözleri masanın önündeki boş koltuklara kaydı, ardından Murat Bey'in koltuğuna baktı. Koltuk arkası dönük duruyordu. Murat Hoca'nın orada olduğunu düşünerek hafifçe boğazını temizledi: "Buyurun hocam, beni çağırmışsınız?" Koltuk yavaşça, gıcırdayarak öne doğru döndü. Ancak Miray'ın karşısında görmeyi beklediği babacan Başhekim yoktu. Onun yerine, pahalı takım elbisesi içinde oldukça genç, keskin hatlı ve fazlasıyla yakışıklı bir adam oturuyordu. Adamın yüzünde, zafer kazanmışçasına kibirli bir gülümseme yayıldı. Miray kaşlarını çatarak bir adım geri gitti. "Siz kimsiniz? Murat Hoca nerede?" Genç adam, sanki karşısındaki şaşkınlıktan keyif alıyormuş gibi arkasına yaslandı. Bakışları Miray'ı tepeden tırnağa süzdü. "Murat Hoca yok, ben varım," dedi sesi buz gibi bir özgüvenle. Ardından tek kaşını kaldırarak ekledi: "Abin Civan Mirhanoğlu. Sonunda tanıştık ha, kardeşim?" Miray olduğu yerde donup kaldı. Beyni bu cümleyi idrak etmekte zorlanıyor, hastanenin uğultusu kulaklarında kesiliyordu. Sonradan düzenlenecektir!

More details
WpActionLinkContent Guidelines