Merhabaa, ilk romanım "7+7=42 SANİYE" artık yayında! Bol korku, heyecan, merak ve dramın da olduğu bu kitabı senin için hazırladım. Evet, evet yanlış duymadın. Şu an bu yazıyı okuyan kişi, senin için... Polisiye roman tadındaki bu kitapta bulunan gizemli yolculuğa çıkmaya ve bu yolcukta benimle birlikte katili bulmaya hazır mısın? Şimdi arkana yaslan ve keyfine bak. Iyi okumalar dilerim. Öneri ve görüşlerini büyük bir merakla bekliyorum.
Büyük bir boşluğa düşmüştü Onur. Amansız bir girdaptaydı. Ne kadar uğraşsa da çıkamıyordu bu yerden. Beyninin içini kemiren düşünceler arasında intiharı düşledi. Ya ölümü ayaklarına gelecekti ya da o, ölümüne koşacaktı.
Bekledi, ölümü yakındı çünkü biliyordu bunu.
"Şu 4 duvar arasında ölümü beklemek nasıl bir şey bilir misin?" dedi kendi kendine. Ya delirmişti ya delirmeye ramak kalmıştı.
"Çölde susayan bir adamın suyu beklediği gibi, bir pervanenin ateşe bile bile atlaması gibi ben de katilimi bekliyorum. Hem de yanacağımı bile bile bekliyorum. Gel, gel artık kurtar beni bu girdaptan."
Katilinin düşlediği büyük bir İNTİKAM'dı. Başarmıştı sonunda. Bunca ölümden sonra bir mektup kalmıştı geriye. Tüm emniyet mensuplarını hayrete düşürecek bir mektup. Onca cinayeti bir mektuba sığdırmıştı katil.
Todos os Direitos Reservados