Persephone Ormanı

Persephone Ormanı

  • WpView
    Lectures 134
  • WpVote
    Votes 40
  • WpPart
    Chapitres 3
WpMetadataReadEn cours d'écriture
WpMetadataNoticeDernière publication sam., août 26, 2017
WpInfo
Fiction
Fantasy
Üzerine Güneşin işınlarının vurmasıyla uyanmıştı Freya. Aslında en sevdiği mevsimdi ama her sabah uyandığında üzerine bal dökülmüş sonra da kuru bir bezle silinmiş teni olmasaydı daha iyi olurdu diye düşündü. Belki daha enerjik uyanırdı. Son 4 aydır güne iyi bir düşünceyle başlamak için bir sebebi yoktu. Sabah erkenden hiç kimse uyanmadan önce Freya uyanırdı. Uyanmamak için elinden geleni yapardı ama uyanırdı. Daha çok uyumak ve anlamsız hayatına tek renk katan rüyalarına geri dönmek isterdi. Rüyaları çoğunlukla dehşetverici şekilde kötü olurdu. Uyanınca ter içinde kalırdı, korkardı ve uykusu gelse de gözlerini korkudan kapatamazdı. Sanki bir şeyler gelip onu alacakmış gibi hissederdi. En garip tarafı neydi biliyor musun? Bunu kendisi istiyordu.
Tous Droits Réservés
#10
freya
WpChevronRight
Rejoignez la plus grande communauté de conteursObtiens des recommandations personnalisées d'histoires, enregistre tes préférées dans ta bibliothèque, commente et vote pour développer ta communauté.
Illustration

Vous aimerez aussi

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • KORDELYA
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ+18
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • FIRTINA ZAMANI
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • KIZIL GECE
  • Kanlı Lordun Gelini

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

Plus d’Infos
WpActionLinkDirectives du Contenu