Bazen kaçmak isterdim kendimden, en çokta geçmişimden.
Ama beni önleyen bir şey vardı. Bir şey değil de biri...
Hayatıma çok sonradan dahil olan biri.
Tam ben vazgeçmişken, gitme zamanı geldi demişken girdi hayatıma, işte asıl olaylar bundan sonra başladı. Bir çıkmazın içinde buldum kendimi. Tam hayata tutunmuşken, hayatımdan vazgeçmem istendi. Ben ise ilk kez bunu istemedim o kişi için...Onun için yaşmak istedim... Öyle bir çıkmaz ki bu
ne kalabilir ne de gidebilirdim. Kalsam zararım, gitsem yalan... Bir uçurum kenarındayım işte adım atsam düşeceğim, geri dönmeye kalksam öldürüleceğim... Benim yerime sana seçme şansı verilmiş olsaydı sen hangisini yapardın,geri mi dönerdin yoksa o adımı atar mıydın?
Sende seçemezdin değil mi?
Bu işin içinden nasıl çıkacağımı bilmiyorum. Sanki bir satranç oyunundayım ve ben bu oyunu kaybediyorum...
Bir kaldırımın köşesinde buldum hayalimi.
Gözlerimi kapattım, bıraktım avucuna kalbimi.
Dedi ki, sonuna kadar tutacak mısın elimi?
İçimden cevapladım, birlikte tırmanacağız tüm merdivenleri.
Mumlar üfledim, dilekler diledim.
Kayan her yıldızda adını sayıkladı dilim.
Ve o bana doğru tek bir adım geldiğinde
Ben hiç gitmesin diye bütün yolları denedim.
🏀
"Doruk?" dedim heyecanla. Bakışları yüzümde oyalanmaya devam ettikçe duramadım yerimde. Bir şey söyleyecekti. Bir şey söylemek için buradaydı. "Kaptın mı formayı?"
"Feza," dedi ve seri adımlarla ona doğru ilerlediğim sırada o da birkaç adım yaklaştı bana. Sadece ismimi söylemişti ama heyecanını yansıtması için bu yeterliydi. Devam etmesini beklerken kalbim yerinden çıkacak gibiydi. "Kaptık formayı."