'Nasıl yani ? ''
''Nasıl nasıl yani ? '' derken tek kaşını kaldırmış bana bakıyordu.
''Ne demek evlenmek zorundayız sen delirdin mi ?''
''Hayır , gayet aklım başımda benim çocuğumu karnında taşıyan kadını bırakıp gideceğimi düşünmüyorsun her halde .''
Kafamı kaldırıp şaşkın gözlerle ona baktım ''Tanrım sen gerçekten delirdin bizim seninle bir geçmişimiz yok farkındaysan yanlış bir zamanda yanlış bir anlaşılmayla bir yanlışlık yaptık ve bu bu durumda ben kendi adıma konuşayım olmaması gereken şeyler oldu '' gittikçe kızarmaya başladığımın farkındaydım neler konuşuyordum ben böyle
Benim konuşmamdan yeterince keyif almış olacak ki gülümseyerek o çirkin gamzesini ortaya çıkararak dikkatle beni dinlediğini fark ettim .''Hayır bence gayet istekliydin hatırlatmamı istermisin'' diye üzerime eğilirken kendimi geriye atmaya başladım.
''Saçmalama bir daha asla tekrarlanmayacak bir şey için konuşmamızın anlamı yok bu evlilik olmayacak bu çocuk doğmayacak.''
''Bu kadar emin olma sen benim karım olacaksın ve ben bu güzel kokundan asla mahrum kalmayacağım bu çocuk doğacak.''
Todos los derechos reservados
Únete a la comunidad narrativa más grandeObtén recomendaciones personalizadas de historias, guarda tus favoritas en tu biblioteca, y comenta y vota para hacer crecer tu comunidad.
''Aras Boran Demirkan'' adlı kişiyi ''Sıkıntılı Müvekkil'' olarak kaydettiniz.
Siz:ya sen manyak mısın?! (02.54)
Siz:Bak gerçekten soruyorum bir sıkıntın varsa söyle.
Siz:ben sana bana bela çıkarma dedikçe sen neden beni zorluyorsun?