Bir kaç hafta... Sadece sadece bir kaç hafta önce normal bir yaşamın içindeydik. İşe gidiyorduk, yemek yiyorduk, arkadaşlarımızla eğleniyor ve akşam olunca da eve dönüyorduk. Herkes bir şekilde hayatını yaşıyordu işte...
Ama şimdi nereye gittiğini ve başımıza neler geleceğini bilmediğimiz bir yolda, bize önceleri yabancı olan, şimdi arkadaş dediğimiz insanlarla yürüyordük. Ya da kaçıyorduk. Sağ kalmaya çalışıyorduk.
Akşam olunca geri dönebildiğimiz bir evimiz de yoktu artık...
Dünyanın sonunun nasıl geleceğini hep merak etmişimdir. Teoriler hep vardır. Buzullar erir ve tüm dünya su altında kalır. Ya da dünyaya bir meteor çarpar ve bum! Ve son!
Ama öyle olmadı... Hiçbir şey düşündüğümüz gibi olmadı...
Tabiat bizi, tüm insanlığı cezalandırdı. Bu kadar kolay kurtulamazsınız dercesine kesti hükmünü.
Bizim ona, yaşadığımız yuvamıza, yuvamızda bizimle birlikte yaşayan canlılara verdiğimiz zararları bize öyle bir ödetti ki... Önce bizi insan yapan özelliğimizi aldı elimizden... Aklımızı...
Ve sonra bizi o şeylere çevirdi... Kuduzlara...
17 Yaşında olan ünlü Türkiye Birincisi Defne Alya Ozturk ' ün abisi ile olan İstanbulda kurdukları yaşamlarına ansızın Diyarbakır ' ın en ünlü ve dünyaya namını bir çok hitapla salmış, Türkiye de en büyük asiret sıralamalarında ilk üçe giren Bodoroglu asireti hayatına çıkagelir.
Bundan sonraki hayatında Defne Alya ' yı sizce neler bekliyor ?
O zaman okuyup öğrenelim insallah .
********************************************
NOT !!! : Çalınması veya kopyalanması vs durumlarda gerekli yerlere şikayet edilecek yazılan kitaplar ortadan kaldırılacaktır .
Kurgu içerisinde argo kelimeler, küfürler vs vardır. Ve bazı şiddet unsurları barındırır. Bir çok yerdede yazım yanlışları vardır. Bu seylerden rahatsız olanlar lütfen okumasın!