Sen söyle

Sen söyle

  • WpView
    Reads 18
  • WpVote
    Votes 0
  • WpPart
    Parts 2
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Jan 6, 2018
Yepyeni bir şehirde yepyeni bir başlangıç yapmak. Bu bir kaçış mı? Bu sefer kaçmak olmasın. Düzen kurup hayalindeki hayatı yaşamanın vakti geldi mi? Onca sene hayalini kurduk... Peki Rüyalar gibi bir hayat mı yoksa yine yalnızlık mı? Muamma "Sen söyle" bundan yaklaşık 1 ay önce başlayıp hala sürmekte olan gerçek bir hayat hikayesini anlatmaktadır. Yazar, yarın ne olacağı ve hatta sonu bile belli olmayan hayatındaki gelişmeleri her 3-4 güne kaleme alarak wattpade ekler ve okuyucularla birlikte hikayenin devamını bilmemektedir. Hikayeyi yazan kişi bizzat hayatı yaşayan şahıs olup bu hikayeyi bütün hayalini yaşayamayanlara armağan eder. Tabi onlarında bir gün mutlu olması dileği ile...
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • SİYAHIN BEYAZI
  • Aile Sırları
  • Gerçek Ailem~ Eliz
  • KURTBEY
  •  ABİLERİM Mİ?
  • Cemre Karadeniz'e Düşerse/GERÇEK AILEM
  • HER KİMSEN
  • DELİ YÜZBAŞI (+21)
  • ISSIZ ADA (+18)

Miray Aras, hastanenin yoğun kokusu ve telaşlı kalabalığı arasında, beyaz önlüğünün eteklerini uçuşturarak odasına doğru ilerliyordu. Uzun bir nöbetin yorgunluğu omuzlarına binmişti ki, genç bir hemşire nefes nefese yanına yaklaştı. "Miray Hocam, Başhekim Murat Hoca sizi odasında bekliyor. Önemli olduğunu söyledi," dedi hemşire. Miray, yorgunluğunu bir kenara itip rotasını başhekimliğe çevirdi. Murat Bey disiplinli bir adamdı; eğer çağırıyorsa bu ya yeni bir vaka ya da ciddi bir durum demekti. Koridorun sonundaki kapının önüne geldiğinde duraksadı, üzerini düzeltti ve kapıyı sertçe çaldı. İçeri girdiğinde çalışma masasının önünde, her zamanki profesyonel duruşuyla dikildi. Gözleri masanın önündeki boş koltuklara kaydı, ardından Murat Bey'in koltuğuna baktı. Koltuk arkası dönük duruyordu. Murat Hoca'nın orada olduğunu düşünerek hafifçe boğazını temizledi: "Buyurun hocam, beni çağırmışsınız?" Koltuk yavaşça, gıcırdayarak öne doğru döndü. Ancak Miray'ın karşısında görmeyi beklediği babacan Başhekim yoktu. Onun yerine, pahalı takım elbisesi içinde oldukça genç, keskin hatlı ve fazlasıyla yakışıklı bir adam oturuyordu. Adamın yüzünde, zafer kazanmışçasına kibirli bir gülümseme yayıldı. Miray kaşlarını çatarak bir adım geri gitti. "Siz kimsiniz? Murat Hoca nerede?" Genç adam, sanki karşısındaki şaşkınlıktan keyif alıyormuş gibi arkasına yaslandı. Bakışları Miray'ı tepeden tırnağa süzdü. "Murat Hoca yok, ben varım," dedi sesi buz gibi bir özgüvenle. Ardından tek kaşını kaldırarak ekledi: "Abin Civan Mirhanoğlu. Sonunda tanıştık ha, kardeşim?" Miray olduğu yerde donup kaldı. Beyni bu cümleyi idrak etmekte zorlanıyor, hastanenin uğultusu kulaklarında kesiliyordu.

More details
WpActionLinkContent Guidelines