Olmayan Sabah

Olmayan Sabah

  • WpView
    Membaca 15
  • WpVote
    Vote 0
  • WpPart
    Bab 4
WpMetadataReadBersambung
WpMetadataNoticePublikasi terakhir Min, Agt 6, 2017
Yine bir gece devriyesi... Sabaha ne kadar da çok var . Bir Ahmet bir ben atölyede makinaların sesinde uykusuzluğun gölgesinde sabah etme çalışıyoruz . Bir tarafta radyo calarken sigara dudaktan düşecek gibi sallanıyor külü gömleğin cebine parça parça dökülüyordu . Ahmet düğün hazırlığında kafası işte değil bense kendi kendime Ahmet laf veriyorum ama nerdee ... Ahmet'ten cevap bile gelmiyor . Derken Hakan Bey (patron) çıkageldi . "Hayırdır beyler ne bu hal " diyince Ahmet irkilerek kendine geldi . Ben sigarayı çaktırmadan yere atsamda Hakan Beyin gözler açıldı . "Ne o hayırdır Ali atölyenin içerisinde sigara keyfi mi yapıyorsun . Biz adamları iş yapıyor sanıyoruz ama adamların biri müzikle sigara keyfi yapıyor , diğeri ayrı bir alemde zaten." diyerek sert çıkıştı . Tabii sesimizi çıkartamadık . Sonra Hakan Bey üst kata ofisine çıktı. Hemen sigara küllerini , izmaritlerini yerden toplayıp çöpe attım. Ahmet'te kendine gelmek için yüzünü yıkamaya gitti . Sonra Hakan Bey'in odasına çıktım . "Hayırdır Hakan Bey canınız sıkkın gibi kötü birşey yoktur inşaallah " dedim. Hakan Bey (koltuğu işaret ederek) otur Ali otur dedi. O arada Hakan Bey'in telefonu çaldı. Meğerse ...
Seluruh Hak Cipta Dilindungi Undang-Undang
Bergabunglah dengan komunitas bercerita terbesarDapatkan rekomendasi cerita yang dipersonalisasi, simpan cerita favoritmu ke perpustakaan, dan berikan komentar serta vote untuk membangun komunitasmu.
Illustration

anda mungkin juga menyukai

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Vatan Uğruna
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • Karven
  • Sessiz Yemin
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Halısaha |texting
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabinda hem Gercek ailme konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım. ​Evden dışarıya çıktığım günleri toplasam bir ayı geçmez. "Peki nasıl okula gidiyorsun?" diye sorabilirsiniz. Mithat Yel çok zengin biriydi ve öğretmenleri buraya, bu dağ başındaki malikaneye getiriyordu. Doğduğumdan beri bu ıssız, gözlerden uzak yerde yaşıyordum. Bu altın kafesten kurtulmak için 15 yaşımdan bu yana tam üç kez kaçmaya çalıştım. Ve her yakaladığında, karşılığını misliyle, hatta fazlasıyla verdi. ​Ama bu dördüncü denememdi. Ve bu sefer, geri dönm

Detail lengkap
WpActionLinkPanduan Muatan