Sil Baştan
  • Membaca 2,167
  • Suara 79
  • Bagian 2
  • Membaca 2,167
  • Suara 79
  • Bagian 2
Lengkap, Awal publikasi Agt 16, 2017
Aşk her zaman masum mudur? 

Genç bir kız düşünün, hayatının baharında kaçırılmış, aşağılanmış, sevdiği adamı ve hayatını yitirmiş...

Bir adam düşünün hayatının ikinci baharına kavuşmuşken yeniden o soğuk kışın pençelerine bırakılan.

Bir gün ansızın okulunun bahçesinden kaçırılan genç kız kendisini hiç tanımadığı karanlık ve kasvetli bir mekanda bulur. 
Gözlerine yabancı görünen bu can sıkıcı harabede bakışları aşina olduğu tanıdık gözlerle buluşur.

Bundan sonra hayatı hiç istemediği bir şekilde değişecek ve hiçbir şeye izni olmadığı bu gizemli mekanda kendisinden sadece tek bir şey beklenecekti...

Kaderine aşık olmak...!

Acıların, şiddetin, şehvetin ve günahın kurbanı olduğu bu oyunda kendisine yapılan tek bir açıklama vardı...

Sadece Sevdim... Her şeyi sevdiğim için yaptım. 

Böylesine bir günahın ve esaretin ardına saklanan kirli bir aşk ve bu aşkın kurbanı genç bir kız...

Peki ya sizce, sizce de aşk her zaman masum mudur...?

Severus Snape, Harmione Granger, Tom Marvolo Riddle, Lilly Evans. Hayatın en insafsız davrandığı insanlar ile SİL BAŞTAN bir aşk...

***
Melike Aytuğ ve Narmin Malik
Seluruh Hak Cipta Dilindungi Undang-Undang
Daftar untuk menambahkan Sil Baştan ke perpustakaan Anda dan menerima pembaruan
or
#9alanrickman
Panduan Muatan
anda mungkin juga menyukai
DİVANE ✔️ oleh selmakeskin_
58 Bagian Lengkap
"Küçük bir kız çocuğu gibisin." Soğuğun içime ilmek ilmek işlemesi gecenin ayazından değildi, onun buz gibi sözlerinden ürpermiştim. Gök yüzünde bizi seyreden yıldızlardan ziyade kendi ışığının aydınlattığı, o zehir karası delici gözlerine yerleşen alaylı parıltı ve söylediği son şeyle çileden çıkmıştım artık. İçimde lavlarını köpürterek sabrımın son demlerinde dolanan volkan patlamaya hazırdı, bu işin başka çaresi yoktu ve inceldiği yerden kopacaktı. Ben onun sayesinde çoktan büyümüştüm fakat o her seferinde inadına yapar gibi çocuk olduğumu savunuyordu. Beni bakışları, tavırları, hareketleri ve kelimeleriyle resmen eziyordu. Kalbimi eziyordu. "Çocuk falan değilim ben!" Diye bağırdım sonunda içimdeki ateşten okyanus çaresizce çırpınan benliğimi cayır cayır yakmaya başlarken. Aynı anda hem üşüyor hemde alev alev yanıyordum. Kendi içimde birçok imkansızı barındırıyordum. Sertçe yutkundum... Sesimi iyice yükselttiğimde tek bir mimiğimi bile kaçırmak istemiyormuş gibi dikkatle beni izlemeye başladı, artık gerçekten dayanamıyordum. "Çocuk değilim anladın mı? Değilim! Sana abi demek zoruma gitmeye başladığında büyüdüm ben!" Diye adeta haykırdım. "Duygularımı gizlemeyi öğrendiğimde büyüdüm! Susmayı öğrendiğimde, sessizce ağlamayı öğrendiğimde büyüdüm! Gözümün önünde başkasına dokunduğunda büyüdüm!" Ona ilk kez utanıp çekinmeden kurduğum bu uzun ve acımı haykıran cümleler tüm nefesimi tüketmişti fakat söyleyecek son bir sözüm daha kalbimin en ücra köşesinden saniyeler sonra çıkagelmişti. "Seni sevdiğim gün büyüdüm ben." Diye fısıldadı güçlükle soğuktan zangır zangır titreyen dudaklarım.
anda mungkin juga menyukai
Slide 1 of 10
DİVANE ✔️ cover
BERDEL (+18) cover
SEVDA KONMUŞ DALLARIMA  cover
EKSTREM cover
İzler Silinmez cover
Takıntı cover
Dönüm Noktası  cover
NE MÜNASEBET - Yarı texting cover
Beyefendi /yarı texting/  ~FİNAL~ cover
Lafügüzaf  cover

DİVANE ✔️

58 Bagian Lengkap

"Küçük bir kız çocuğu gibisin." Soğuğun içime ilmek ilmek işlemesi gecenin ayazından değildi, onun buz gibi sözlerinden ürpermiştim. Gök yüzünde bizi seyreden yıldızlardan ziyade kendi ışığının aydınlattığı, o zehir karası delici gözlerine yerleşen alaylı parıltı ve söylediği son şeyle çileden çıkmıştım artık. İçimde lavlarını köpürterek sabrımın son demlerinde dolanan volkan patlamaya hazırdı, bu işin başka çaresi yoktu ve inceldiği yerden kopacaktı. Ben onun sayesinde çoktan büyümüştüm fakat o her seferinde inadına yapar gibi çocuk olduğumu savunuyordu. Beni bakışları, tavırları, hareketleri ve kelimeleriyle resmen eziyordu. Kalbimi eziyordu. "Çocuk falan değilim ben!" Diye bağırdım sonunda içimdeki ateşten okyanus çaresizce çırpınan benliğimi cayır cayır yakmaya başlarken. Aynı anda hem üşüyor hemde alev alev yanıyordum. Kendi içimde birçok imkansızı barındırıyordum. Sertçe yutkundum... Sesimi iyice yükselttiğimde tek bir mimiğimi bile kaçırmak istemiyormuş gibi dikkatle beni izlemeye başladı, artık gerçekten dayanamıyordum. "Çocuk değilim anladın mı? Değilim! Sana abi demek zoruma gitmeye başladığında büyüdüm ben!" Diye adeta haykırdım. "Duygularımı gizlemeyi öğrendiğimde büyüdüm! Susmayı öğrendiğimde, sessizce ağlamayı öğrendiğimde büyüdüm! Gözümün önünde başkasına dokunduğunda büyüdüm!" Ona ilk kez utanıp çekinmeden kurduğum bu uzun ve acımı haykıran cümleler tüm nefesimi tüketmişti fakat söyleyecek son bir sözüm daha kalbimin en ücra köşesinden saniyeler sonra çıkagelmişti. "Seni sevdiğim gün büyüdüm ben." Diye fısıldadı güçlükle soğuktan zangır zangır titreyen dudaklarım.