ÇARPIŞMA

ÇARPIŞMA

  • WpView
    LECTURES 354
  • WpVote
    Votes 50
  • WpPart
    Chapitres 2
WpMetadataReadEn cours d'écriture
WpMetadataNoticeDernière publication sam., sept. 9, 2017
Güldü. Güldüm. "Seninle her yere gelirim"dedim.Bakışları bana döndü hafif bi şaşkınlık sezdim gözlerinde ama çabuk toparladı kendini. "Benim kanatlarım halâ kırık bunu biliyor musun?" "Biliyorum yaralarını sarmak için geleceğim"dedim.Bana yandan bi bakış atıp konuşmaya başladı. "Senin kendi yaralarından haberin var mı?."Kafamı aşağı yukarı doğru salladım.Konuşmaya devam etti.İlk kez ben başlamadan bu kadar uzun konuşuyordu sesiz kalmak istedim.Eğer konuşmaya başlarsam sanki bir daha hiç benimle konuşmayacak gibi hissettiriyordu. "Peki neden kendi yaralarını sarmayıpta benim yaralarımla uğraşasın ki?" "Ben kendi yaralarımda ki acıyı unutmak için yaşayanlardanım.Ama sen kendi yaralarını hatırlamak için yaşayanlardansın."
Tous Droits Réservés
#100
istanbul
WpChevronRight
Rejoignez la plus grande communauté de conteursObtiens des recommandations personnalisées d'histoires, enregistre tes préférées dans ta bibliothèque, commente et vote pour développer ta communauté.
Illustration

Vous aimerez aussi

  • AZE
  • Gözler Aynı Sen
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • ASENA
  • RUH-U REVAN
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem)
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

Plus d’Infos
WpActionLinkDirectives de Contenu