BURDASIN

BURDASIN

  • WpView
    Reads 4
  • WpVote
    Votes 0
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Wed, Aug 30, 2017
06.30 Telefonun ekranına baktım. Sonunda görmek istediğim şeyi bana gösterdiği için ona teşekkür ederek güne başladım. Alarm uyanıp yeni güne başlamam için ısrarla çalmaya devam ediyordu. Atladığı detay ise çoktan uyanmış olduğumdu. Uyanmam gereken saatten tam 28 dakika erken uyanmıştım ama yataktan çıkmak için alarmın çalmasını bekliyordum. Diğer günler eğer normalinden önce uyandıysam hazırlanmak için alarmın çalmasını beklemezdim ama bugün göğüsümde farklı bir hisle uyandım. Bu his beni hem heycanlandırıyor hem meraklandıyor hem de korkutuyordu. Yataktan çıkmak yerine uyanma zamanım gelene kadar neler olduğunu anlamaya çalıştım fakat anlayamadım. Bugünün öncekilerden farklı geçeceği daha sabahından belliydi sanki. Alarmı kapattım. Yataktan çıktım. Dünden hazırlayıp sandalyenin üstüne bıraktığım kıyafetlerime baktım. Kombini yaparken hiç özenmediğimi fark ettim. Bugün farklı bir şeyler giymeliyim diye geçirdim içimden. Dolabımı açtım. Yeni aldığım siyah pantolonum dikkatimi çekti. Hemen yanında duran beyaz spor bir atletle ne kadar uyumluydular. Hava serin olduğundan üstüne birde kırmızı-siyah kareli gömlek giyebilirim diye düşündüm. Bulduklarım göze hoş geliyordu fakat eksik bir şeyler var gibiydi. Kareli gömleğin içindeki kırmızılar önceki gün aldığım ruju hatırlattı bana. İkisi birlikteyken güzel olabilir diye düşündüm ama içimdeki sesi bir türlü bastıramıyordum. İçimdeki ses daha çok kırmızı diyordu. Bugün bana neler oluyordu böyle ? Gömleği değiştirip daha iddialı bir parça koydun yerine ; kırmızı bir ceket ! Bugün herkesin gözü benim üstümdeyken nasıl hissedeceğimi düşündüm. Bu düşünce beni mutlu etti. Normalde çok fazla dikkat çeken (bugünkiler gibi) şeyler giymezdim, sadelik en güzeli diye düşünürdüm hep ama içimden bir ses bugün sade olursan kaybedersin dedi. Bugün ön
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • KORKUT / bxb
  • Sirayet|Texting
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • ALİN | Gerçek Aile
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • Mafyaymısmıs
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT
  • Gecenin Ucunda |  Texting

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines